İnsanın Soğuk Yüzü


Bu makale 2020-06-02 20:38:19 eklenmiş.
Mahmut Öteleş

Her sabah güneş yeniden doğar, dünya yeniden kurulur. Her sabah hayat yeniden başlar. Kimimiz gündelik telaşla boğuşurken, kimimiz yeni uyanacağı günün muhasebesini yaparız.  Ama hepimiz yeni güne besmele ve bereket dualarıyla başlarız. Yeni güne iyiliklerle, güzelliklerle merhaba diyerek... 
 
Bir tebessüm, bir güzel söz inanın günümüzü daha da aydınlatacaktır. İçimiz ısınacak, önümüzde   hiç ummadığımız kapılar açılacaktır. 

Önyargıyı, kin ve nefreti kalbimizden atmadan güne iyi başlayamayız. Kin ve nefret hayatın soğuk yüzüdür. İyiye, güzele ve başarıya atılan her adımı engellemeye ve bizi yolumuzdan alıkoymaya çalışır. Dünyalık hiçbir şey için üzülmeye değmez. Zaten değse bizi üzmezdi. Dolaysıyla şu niye şöyle, bu niye böyle diyerek kendimizi harap etmeye gerek  yok. Bütün işler yüce yaratıcının planı doğrultusunda  akıp gitmektedir. Biz sadece sebepler noktasında sorumluyuz. 
Neticede iş olacağına varacaktır. 

Biz işimize, inancımıza ve insanlığımıza odaklanmalıyız. En çok İhtiyaç duyduğumuz, bu değerlerdir. Maddi ve manevi hayatımızı mamur edecek olan bu değerlerdir. Bizim gayemiz iyilik ve güzellikler üzerine bir hayat inşa etmek olmalıdır. Niyet hayır olursa, akibet de hayır olur. Bizim görevimiz hayır yolu açmak ve hayırda yarışmaktır. Eğer içimizdeki kin ve nefrete gem vurabilirsek, önümüzde rahmet kapıları açılacaktır. Yeter ki egolarımızın esiri olmadan, düşünce karmaşası içerisinden çıkmasını başaralım. 
 
İslami sorumluluklarımızı yerine getirmeye bakmalıyız. Bizimle aynı düşüncede olmayanlara, aynı yolda yürümeyenlere, kin ve nefret beslemek ne onları bize yaklaştırır ne de bizi haklı kılar; tam tersi düşmanlığı alevlendirir ve gücümüzü zayıflatır. Kin gütmek kalbi karartır. Enerjimizi boşa harcamış oluruz. Oysa bir nefeslik olgunluk ve hoşgörü  birçok şeyi değiştirir, bize hayat verir. Kin ve nefret gibi menfi duyguları iman ve ibadetle kontrol altına almalıyız. Manevi hastalıkların en büyük ilacı iman, ihlas ve ibadettir. Bu ilaçlarla manevi hastalıklarımızı yok etmeliyiz. 

Kin ve nefret, bilgisiz, kültürsüz ve zayıf insanların silahıdır. Unutulmasın ki bu silah başkasından çok sahibine zarar verir. 
Üstümüzdeki bu kara bulutları ancak tesanüdle, hoşgörüyle aşabiliriz. Kin ve nefret bedenimize akıtılan bir zahir gibidir. Bünyemizi zayıflatır ve bizi takatsız bırakır.
 
Kin ve nefrette her zaman kasvet ve fetret; sevgide ise saadet vardır.  Haksal hocanın belirttiği gibi; İnsanın kendine tuzağı yaşanmışlıkları, hâl ve davranışlarıdır. Kin ve nefret inanmış bir insana en yakışmayanı. Mümin insan kalp yollarını açık tutar. En beklenmedik zamanlarda o kapılar aralanır ve birliktelikler oluşur. İnsana değer verdirir. 

Sözü, Anadolu erenlerinden hoşgörü ve sevginin sultanı Yunus Emreye bırakalım:
Adımız miskindir bizim, 
Düşmanımız kindir bizim, 
Biz kimseye kin tutmayız, 
Kamu âlem birdir bize”

Mahmut Öteleş
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2020 Profesyonel Tasarım PROTASARIM