www.adiyamanunalturizm.com.tr


Gizli Şirk


Bu makale 2020-07-07 18:35:57 eklenmiş.
Ali Bozkurt

Yapılan faydalı amelleri Allah rızası için değil de gösteriş ve desinler gibi sebeplerle işleyerek Allah'ın rızasını ummak yerine başkasından takdir beklemek, gizli şirktir.

Gizli şirk sayılan bazı hususları sırasıyla incelemeye çalışalım.

1-Riya:
Gösteriş için yapılan iş ve ibadetler, Allah rızası dışındaki sebeplerle yapıldıklarından gizli şirk emaresi taşırlar. 

Gösteriş için namaz kılmak, gösteriş için Kur'an okumak, gösteriş için dini konuları anlatmak ve gösteriş için savaşmak birer gizli şirktir. Bu hususları anlatan bir hadis şöyledir:

Hz. Ebu Hureyre anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyururken işittim: "Kıyamet günü hesabı ilk görülecek kimseler (şu üç kişidir: görünürde şehid, alim, servetini Allah yolunda harcayan zengin. Bunlardan ilk önce:) Şehit düşmüş kimse olup Allah'ın huzuruna getirilir. Allah ona verdiği nimetleri hatırlatır, o da hatırlar ve nail olduğu nimetleri itiraf eder. Allah: "Peki bunca nimetlere karşı ne yaptın?" diye buyurur. Adam: "Ya Rab! Senin yolunda savaştım ve şehit düştüm." deyince: Allah: "Hayır yalan söylüyorsun, sen, cesur desinler diye savaştın. Neticede bu söz de senin hakkında söylenmiştir." Sonra bu kişi verilen emir üzerine yüzüstü sürüklenerek cehenneme atılır. Diğer bir adam ise ilim öğrenmiş ve öğretmiş, Kur'an okumuş bir kimse olup o da Allah'ın huzuruna getirilir. Allah ona da verdiği nimetleri hatırlatır. O da hatırlar ve itiraf eder. Allah: "Peki bu nimetlere karşılık ne yaptın?" diye buyurur. Adam: "İlim öğrendim, öğrettim ve senin rızan için Kur'an okudum.", cevabını verir. Allah da buyurur ki: "Yalan söyledin. Sen, 'âlim' desinler diye ilim öğrendin, 'ne güzel okuyor' desinler diye Kur'an okudun. Zaten bu sözler de senin için söylenmiştir." Sonra emredilir de yüzüstü cehenneme atılır. Daha sonra Allah'ın kendisine her çeşit mal ve imkan verdiği bir kimse Allah'ın huzuruna getirilir. Allah verdiği nimetleri ona hatırlatır, o da onları itiraf eder. Bunun üzerine Allah: "Peki ya sen bu nimetlere karşılık neler yaptın?" diye buyurur. Adam: "Senin rızanı kazanmak için sevdiğin yollarda harcadım." deyince Allah kendisine: "Yalan söylüyorsun, halbuki sen bütün yaptıklarını, 'Ne cömert adam.' desinler diye infak ettin. Bu söz de senin hakkında gerçekten söylenmiştir." buyurur ve ardından da Allah'ın emri üzerine bu kimse de yüzüstü cehenneme atılır.(1)

Demek oluyor ki, hem yaptığımız işlerin iyi şeyler olması hem de bu iyi şeylerin yalnız Allah rızası için yapılması gerekmektedir.

2-Şahıslara Karşı Aşırı Hürmet:
İnsanları iyi ve örnek davranışları nedeniyle takdir eder ve severiz. Bu anlamda din alimlerini, mürşitleri, toplum önderlerini sevmek tabii ve doğru bir durumdur. Ancak kalbimizde onlara karşı duyduğumuz sevgi ve bağlılık, hiçbir zaman Allah'a duyduğumuz sevgi ve bağlılığın derecesine varmamalı; onların da helal ve haram koyabilecekleri veya gaybı bildikleri düşünülmemelidir. Bu durumların varlığı, kişiyi şirke götürür. Sevdiğimiz kişileri masum ve yanılmaz kabul etmek de böyledir.

Mü'minlerin niteliklerini anlatan şu iki ayet, iyilik yapan insanların nasıl davranmaları gerektiği hakkında gerekli bilgiyi vermektedir:

"Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler. (Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz."(2)

3-Tabiata Yücelik Atfetmek:
İnsanı, evreni ve bütün varlıkları Allah yaratmıştır. Bütün varlıklar, Allah'ın emri altındadır. Tabiat kanunu olarak isimlendirilen hususlar, Allah'ın tekvini iradesiyle koyduğu kurallardır. Bu kurallar, varlıkların kendi kararlarıyla değil, Allah'ın sevk ve idaresiyle meydana gelirler. Tabiat içinde Yüce Yaratıcıya ortak koşulacak hiçbir varlık yoktur.

Şu ayet-i kerimeden bütün tabiat olaylarının Allah'ın yaratmasıyla meydana geldiğini anlıyoruz:

"Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır."(3)

4-Gayb ile İlgili Aşırılıklar:
Kâhinlerin gaybı bildiklerine inanarak kendilerinden yardım istemek, onların Allah'a ait olan gaybı bilme niteliğine sahip olduklarını kabul etmek anlamına geldiği için bir çeşit şirktir. Bu şekilde fal, sihir, muska, burçlar gibi şeylere benzer anlamlar yüklemek de şirk olur. Sevilen bazı kişilerin gaybı bildikleri ve insanın kaderi hususunda tasarrufta bulunabilecekleri inancı da şirke götürür.

Şu iki ayet, gaybı Allah'tan başkasının bilemeyeceğini bildirmektedir:

"Deki, göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir."(4)

"Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır."(5)

5-Allah'tan Başkasına Yemin Etmek:
Önemini vurgulamak için Allah'tan başkasına, özellikle atalarının ve önem verdiği kişilerin adı ile yemin etmek, yemin edilen şeye atfedilen aşırı değer nedeniyle şirk riski taşır.

Resulullah şöyle buyurmuştur: "Allah dışında bir şey üzerine yemin eden kimse şirk koşmuştur."(6)

Dini değer ifade edilen mefhumlar üzerine yemin edilmesi böyle olmamakla birlikte sadece Allah'ın adı üzerine yemin etmek daha doğrudur. Kur'an üzerine de yemin edilebilir.

Şu iki hadis, bu hususta yeterli fikir vermektedir:

"Yemin edecek kişi Allah dışında hiçbir şey üzerine yemin etmesin. "(7)

"Allah atalarınızın üstüne yemin etmenizi yasaklamıştır."(8)

6-Kabirlere Aşırı Saygı:
Kabirlerden ve kabirlerde yatanlardan yardım umarak saygı gösterip ölü kişiden dilekte bulunmak; kabirdekilerin istenen şeyler konusunda tasarrufta bulunabileceklerine inanmak şirktir.

Sevabı ölen kişiye bağışlanmak üzere Allah için kurban kesilebilir; ancak kurbanı Allah için değil de bizzat ölü için kesmek şirk olur.

Hz. Muhammed (s.a.v.) peygamberliğinin ilk yıllarında cahiliye adetleri nedeniyle ölmüş kişilere fazla saygı gösterildiği için kabir ziyaretini yasaklamış, daha sonra sağlanan tevhit bilinci ile bu sakınca bertaraf olduğundan şöyle buyurmuştur:

"Kabirleri ziyaret etmenizi yasaklamıştım. Ama artık ziyaret edebilirsiniz."(9)

Şu tavsiye de Resulullah (s.a.v.)'e aittir:

"Kabirleri ziyaret etmek isteyen ziyaret etsin. Çünkü kabir ziyareti bize âhireti hatırlatır."(10)

Dipnotlar
 
1-Müslim, İmâret-152, hadis no: 1905; Tirmizî, Zühd-48, hadis no: 2383; Nesâî, Cihad-22

2-İnsan/Dehr-8.9.

3-İbrahim-32

4-Neml-65

5-En'am-59

6-Müsned, II, 34

7-Nesai, Eyman-4

8-Buhari, Eyman-4

9-Müslim, Cenâiz-106; Ebû Dâvûd, Cenâiz-77; Tirmizî, Cenâiz-60; Nesâî, Cenâiz-100
 
10-Tirmizî, Cenâiz-60; Ebû Dâvûd, Cenâiz-77
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2020 Profesyonel Tasarım PROTASARIM