www.adiyamanunalturizm.com.tr


KARUNLARIN MEZHEBİ VAHŞİ KAPİTALİZM


Bu makale 2020-10-18 21:18:51 eklenmiş.
Kazım Çetinkaya

        Bizi yaratan, yaşatan Yüce Allah’ın Rahman sıfatı, Müslüman olsun olmasın yeryüzünde rahmeti herkesi kapsayan manasına gelmektedir. Bir rahmet eseri ise varolmak, bir inanç tercihi yapılmıyor varolmada. Yaşadığı müddetçe inanacak olan, inanmayacak olan, hatta isyan edecek, tuğyana düşecek olan herkesi var ediyor Rahman (c.c.).

       Herkese yağdırıyor yağmuru, üzerinde yaşadığımız toprak herkesindir. Herkesindir rüzgar, herkesindir hava. Herkes içindir yemek ve içmek. İnkarının en uç noktasında bile nefesini kesip boğmuyor Rahman inkar eden bir nankörü...

       Rahmanın tecellilerine mazhar olmuş, rahmet yüklü yüreği ile dünyayı kuşatan bir Müslümandır aranan.  “Onlar miskine, yetime ve esire yemek ikram ederler.”

       Yanıbaşında yaşıyor ya da Afrika’da ikamet ediyor miskin, yetim veya esir, fark belirtmiyor Rahman. Hangi dinden olursa olsun fark belirtmiyor Rahman.

       Rahman’ın elçisi yetim ve öksüz sevgili peygamber (s.a.s)  insanoğluna ölçüyü bildiriyor: “Komşusu açken tok sabahlayan bizden değildir.”

       Şayet islam adına yalnız komşuluk müessesesini istenilen boyutlarıyla inşa edebilseydi Müslüman, yeryüzü coğrafyasında bir rahmet ağını hayata geçirmiş olacaktı. Komşuluk ilişkisi ile birbirine bağlıdır bütün dünya. Bizim komşularımız vardır, komşularımızın komşuları vardır ve böylece uzana uzana bir komşuluk ağı örülmektedir kâinat çapında.

       Aslında evrensel manada bir sorumluluğu hayatın merkezine koyması demektir bir Müslümanın kapı komşusunun hukukuna gösterdiği itina.

       Kâinatın Efendisi(s.a.s) buyuruyor: “Cebrail bana komşu hakları konusunda öyle hükümler getirdi ki, bu gidişle her halde komşu komşuya varis kılınır diye düşündüm.” (Buhari, Edeb,123)

       Neredeyse kan bağına benzer bir bağ ile komşuluk hukukunun evrensel boyutunda akrabalık oluşturduğundan söz ediliyor.

       “Vallahi mü’min olamaz! Vallahi mü’min olamaz! Vallahi mü’min olamaz!” Ashab-ı kiram: “Kim ya Rasûlallah?” dediler, Peygamberimiz de: “Komşusu kötülüklerinden emin olmayan, olamayan herkes” buyurdu.(Buhari, Edeb,29)

       Müslümanda olması gereken kalp yumuşaklığının bir ürünüdür İslam’ın komşuluk hukuku. Yapılması gereken  kalp katılığından sıyrılarak  gönül rikkatinin önce Müslümanlarda oluşması, sonra da cihanı kucaklayacak hale gelmesidir.

       Öğrenmeliyiz bir yetimin, yoksulun başını okşamanın onun yüreğinde büyük sevinçler oluşturabileceğini… Evlerimizde ekmek israfının, doyduktan sonra yiyip de, hazımsızlık derdine düştüğümüz yiyeceklerin, Afrika’da ve ülkemizde binlerce insan için hayat-memat demek olduğunu öğrenmeliyiz.

       Kârun gibi nankör zenginlere mukabil az da olsa her şeyin Allah’a ait olduğuna inanan ve serveti Yüce Yaratan’ın lütfu bilip şükreden, şımarıp böbürlenmeyen, servetin gerçek sahibi değil emanetçi olduğunu idrak eden zenginler de var.

       Bugün Kârun rolünü oynayan şahıslar, şirketler, holdngler olduğu gibi Kârunların servetiyle Firavun sistemini devam ettiren devletler de yeryüzü coğrafyasında zulüm saltanatlarına devam etmektedirler. Kârunların mezhebidir vahşi kapitalizm. “Seninki senin, benimki de senin” diyen Ensar ve “Benimki benim, seninki de benim” diyen inkâr tavrı. Birincisi olamıyorsa bari ikincisi de olmasın, en azından herkes razı olsun  hakkına. Buna razı olmak zorunda kaldık günümüzün materyalist dünyasında.Yaşanan açlıklar, kıtlıklar, yoksulluklar karşısında dünya sağır, dünya kör  ve dünya suskun.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2020 Profesyonel Tasarım PROTASARIM