2009 DAVOS’TAN SONRA : YENİ BİR DÜNYA !!! (1 )


Bu makale 2020-12-20 19:41:50 eklenmiş.
Gaffari İzci

Küresel güçlerin kozlarını paylaştığı ,emparyel güçlerin gövde gösterisi yaptığı Davos , İsviçre’nin küçük bir tatil kasabasının adıdır aslında. Her yıl düzenli bir şekilde devam eden toplantı yapılageldiği 1970’ten bu yana 2009 zirvesindeki gibi bir olaya  şahit olmamıştı.

Tarih :  30 Ocak 2009  

Yer : İsviçre’nin Davos  kasabası

Konu : Yeni Ekonomik Düzen.

Ekonomik formunda “Gazze, Ortadoğu için model” başlıklı panele o dönem, TC Başbakanı R. Tayyip Erdoğan, dünyada sadece ama sadece fitne ve huzursuzluk yaratmak için kurulmuş ‘’haydut devlet’’ İsrail’in narsist Cumhurbaşkanı Şimon Peres , BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ve Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa  birlikte katılmıştı.

 İsterseniz olayları tekrar hatırlayalım : Dünya barışı , yeni dünya düzeni ve Ortadoğu’nun geleceğinin konuşulduğu toplantıda Peres ‘in açıklamalarını sert bulan Erdoğan, modoratörden söz istemiş ve “ One minute“ çıkışı ile İsrail Cumhurbaşkanına, yeryüzünde ilk defa, yüzüne ve bütün Dünya’nın gözü önünde şu gerçekleri haykırmıştı:

“ Sesin çok yüksek çıkıyor. Benden yaşlısın, biliyorum ki sesin benden çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisinin gereğidir. Benim sesim bu kadar yüksek çıkmayacak. Bunu böyle bilesin. Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Plajdakileri  nasıl öldürdüğünüzü, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum. Tankların üzerine çıkıp da Filistin’e girince çok mutlu oluyorum, diyen bir başbakanınız var. Peres’in konuşmasını alkışlayanlara “ şu zulme alkış tutanları da ayrıca kınıyorum. Çocukları öldürenleri alkışlamak, öyle zannediyorum ki insanlık suçudur. Tevrat’ın 6. Maddesi der ki “öldürmeyeceksin”. Burada öldürme var. Bu da çok enteresan. Benim için bundan böyle Davos bitmiştir.”

Bu olay, 21.yüzyılın dünyasında zalimlerin yüzüne bir haykırış anlamında  bir ilkti . Peki bu İLK ne anlama geliyor?

Bakan, başbakan veya cumhurbaşkanı seviyesinde, Batı dünyasının en büyük emperyal gücü, Siyonist İsrail’e dünyada ilk defa en üst seviyeden  bir çıkıştı bu.  Katil oldukları hakikatini yüzlerine Türkiye Cumhurbaşkanı haykırabildi ve sonrasında olanlar oldu.

Batı’nın ekonomi ve politik gücünü temsil eden İsrail bir defa kamuoyu önünde doğrudan yüzüne karşı ciddi bir çizik yemişti. Rasim Özdenören ağabeyimizin ifadesi ile “Batının Türkiye karşısındaki bocalamasını, yalpalamasını bu beklenmedik direnişe bağlamak mümkün ve bu direniş onun, onların kimyasını bozdu”  Bu olay Siyonist Batı medeniyeti için çöküşün başlangıç noktasıdır. İsrail, ABD, AB için artık vicdani ve insani üstünlük dönemi kapanmış, çatışma, kaos, sorgulama ve tedirginlik dönemi başlamıştır.

 Onların kimyası bozuldu bozulmasına amma, Türkiye başta olmak üzere Ortadoğuya yeni komplolar, darbeler, bedeller ödetilecekti ve öyle de oldu, oluyor.

Değerli dostlar bundan sonra Türkiye özelinde  gelişen olaylara özellikle dikkat etmenizi istiyorum. Dikkat edin çünkü İsrail ve omun yerli işbirlikçilerinin en büyük kanıtı bu olaylarda yatıyor. Bu tarihten sonra özellikle Türkiye’de Batı, her alanda bütün işbirlikçi maşaları olan Fetö, DHKP-C, PKK, YPG, DEAŞ vs gibi terör örgütleri ile ekonomik ve siyasi yapılar ellerindeki medya gücü ile harekete geçirildi.

Peki neler mi yaşandı ? Yüzlece olay seçilebilirdi ama Türkiye ‘nin kaderini etkileyen olayları özellikle seçmek istedim. O günden bugüne neler yaşanmış  gelin hep birlikte bakalım.

 

1 Şubat 2013 :  Ankara’daki Amerikan

Büyükelçiliğine bir intihar saldırısı

düzenlendi. Sorumluluğunu DHKP-C

örgütü üstlendi.

 

11 Mayıs 2013 :  Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde

bomba yüklü iki aracın patlaması

sonucunda 53 kişi öldü, 146 kişi yaralandı.

Saldırının sorumluluğunu IŞİD’in üstlendiği

 

27 Mayıs 2013 : Taksim Gezi Parkı protestoları : İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne tahsis edilmiş olan Taksim Gezi Parkı'na Topçu Kışlası'nı Taksim Yayalaştırma Projesini engelleme eylemi olarak başlamıştır.  Sadece Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin toplam piyasa değeri bile Gezi olayları ile başlayan ve 3 ay etkisini sürdüren dönemde ‘’164 milyar lira’!!! ‘’ gerilemişti. 58 kamu binası, 68 MOBESE kamerası ve 337 işyerinin tahrip edildiği, 90 belediye otobüsü, 214 özel araç, 240 polis aracı ve 45 ambulansın kullanılamaz hale geldi.

Değerli dostlar , uzmanlar gezi olaylarının maliyetinin 210 milyar lira olduğu, bu parayla 4-5 GAP, 38-40 Boğaz Köprüsü, 15 bin okul, 850-900 adet hastane yapılabileceğini söylüyor  !!!

 

17 Aralık 2013 : Bakanlara operasyon : Dönemin İstanbul Cumhuriyet Savcısı firari Celal Kara tarafından 17 Aralık 2013'te bazı bakan çocukları ,( içişleri ,ekonomi, çevre şehircilik bakanının çocuklarına operasyon yaptı. Tabii ki maksat çocukları üzerinden bakanlara oradan da hükümete ulaşmaktı.)

25 Aralık 2013 : Hedef bizzat Recep Tayyip Erdoğan : Soruşturmanın ikinci dalgası ise 25 Aralık 2013'te dönemin İstanbul Cumhuriyet Savcısı firari Muammer Akkaş'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ı şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırmak istemesiyle başladı. FETÖ'nün doğrudan seçilmiş iktidarı hedef alan bu teşebbüslerinin Türkiye'ye maliyeti 100 milyar doların üzerinde oldu.

1 Ocak 2014 : Mit Tırlarına operasyon : Suriye’deki Türkmenlere yardım götüren tırlara devlete sızmış fetöcü savcı ,asker ve emniyetçiler tarafından operasyon düzenlendi. Hatay'ın Kırıkhan ilçesi ve 19 Ocak 2014'te Adana'nın Ceyhan ilçesinde MİT'e ait araçları durdurarak , illagal olarak arandı.

 

11 Şubat 2014 : Kılıçdaroğlu kürsüyü yumrukladı, tape dinletti : Fetönün emniyet ve mitte yuvalanmış haşhaşilerinin elden teslim ettiği , tamamı yasadışı yollarla hazırlanmış , pek çoğu da sahte olan bu kasetler CHP grup toplantısında bizzat Kılıçdaroğlu tarafından tüm ülkeye dinletildi.

6 Ekim 2014 :  HDP yönetimi  sözde “Kobani’ye yönelik

IŞİD saldırılarını  protesto” için sokağa çıkma

çağrısı yaptı. çıkan olaylarda ikis polis 33

vatandaşımız şehit oldu., 221 kişi yaralandı. PKK’nın çağrısı ve HDP’den atılan bir tweet üzerine şehirlerimizde terör estirildi. Yasin Börü başta olmak üzere 37 insanımız vahşice katledildi. Kobani olayları ile çözüm sürecinin tabutuna ilk çivi çakılmış oldu.

30 Mart 2014 : Oylar çalındı :  CHP'nin Ankara Büyükşehir adayı Mansur Yavaş'ın "2014 seçimlerinde oylar çalındı" diyerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptığı başvurunun bir algı operasyonu olduğu 5 yıl sonra ortaya çıkan bir ses kaydı ile kanıtlandı. 5 yıl boyunca "Mağdur edildim" diyerek kampanya yürüten ve yeniden CHP'den büyükşehir adayı yapılan Yavaş'ın "Oylar çalındı" iddiasını CHP'nin 2014'teki Ankara İl Başkanı Zeki Alçın'a ait bir ses kaydı çürüttü.

 

2 Aralık 2015 : Devlet içinde devlet : Hendek olayları…2015 yılının Temmuz ayında Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde iki polis başlarından vurularak şehit edildi. Bir ay sonra ise terör örgütü bölgede aralarında Silopi, Cizre, Nusaybin, Silvan ve Yüksekova bulunduğu 16 ilçede ‘öz yönetim’ ilan ettiğini duyurdu. Diyarbakır’ın Sur ilçesinde terör örgütü PKK mensupları ilk hendekleri kazmaya başladı. Hendeklerin kazılma amacı çatışma ortamını şehirlere ve merkez ilçelere taşımaktı. Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki operasyon 103 gün sürdü. Operasyonlarda 72 güvenlik görevlisi şehit oldu, 279 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi. Silopi’deki operasyonlar ise 37 gün boyunca devam etti. 1 güvenlik görevlisi şehit olurken 145 terörist etkisiz hale getirildi. İlçede 518 barikat kaldırıldı, 300’e yakın hendek kapatıldı. Silopi ilçesinden 20 bin vatandaş göç etmek zorunda kaldı. Cizre’de de operasyonlar 78 gün sürdü. İlçede 25 güvenlik görevlisi şehit olurken 675 terörist etkisiz hale getirildi. Yaşanan olaylar nedeniyle 60 bine yakın vatandaş evlerini terk etmek zorunda kaldı. İlçede düzenlenen operasyonlarda yaklaşık 100 hendek ve barikat kaldırıldı. Terör örgütü ilçede yüzlerce okulu yakarken operasyon süresince binlerce ev de tahrip oldu.

 

Bütün bunlar sonuç veremeyince 15 Temmuz 2016 da Batı patentli darbe girişimi yapıldı.Milletin, ölümü göze alan çelik iradesi ile sokaklara inerek tankların altına yatma cesaret ve azmi sayesinde darbe girişimi püskürtüldü. Dolar savaşları ile ekonomik ve siyasi alanda verilen bu mücadele ve savaş hali coğrafyamızın her adımında devam ediyor. Arap Baharını kışa çeviren küresel göçler, İsrail+ ABD,+AB = Arabistan + BAE+Mısır denkleminde “yüzyılın antlaşması” adıyla takdim edilen Yahudi anlaşmaları, ümmet bilinci ve birliğini kırarak her geçen gün tepkisizliğe ve bölümlere neden oluyor.

 

Bu konunun devamı gelecek haftaki yazımda olacaktır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2021 Profesyonel Tasarım PROTASARIM