BOĞAZİÇİ BİZİMDİR BİZİM KALACAK !!!


Bu makale 2021-02-11 00:18:51 eklenmiş.
Gaffari İzci

Bugün Boğaziçi üniversitesinde hala devam eden öğrenci olaylarını sadece bir rektör ataması olarak değerlendirmek safdillik olur.

 Olaylar iki ana zaviyeden değerlendiriliyor: Birincisi Robert Koleji olarak ABD’nin kurduğu ve “Boğaziçi bizimdir bizim kalacak” olarak sloganlaşan, içerde ve dışarıda eylemleri organize eden, her türlü desteği veren bir grup.

İkinci grupta ise yeni Türkiye’nin inşası süreci ile beraber başlayan, yerli ve milli olma hassasiyetini önemseyen Boğaziçi üniversitesi de dahil bu ülkenin tüm kurumlarının bu topraklara ait olduğunu ve Türkiye tarafından kendi milli ve manevi değerleri doğrultusunda yönetilmesi mücadelesi veren, kısaca “Boğaziçi bizimdir bizim olacak” şeklinde özetlenebilecek toplumun büyük bir bölümünü oluşturan bir yaklaşım.

Bağaziçi’nin kuruluş hikayesi       

Amerikalı eğitimci ve mimar  Cyrus Hamlin ile Amerikalı tüccar Christopher Rheinlander Robert, 16 Eylül 1863'te bir araya gelerek Bebek'te Robert Koleji adıyla bir kolej açtı. Bu kolej, ABD dışındaki ilk Amerikan koleji olarak kayıtlara geçti ve eğitime dört erkek öğrenciyle eski ahşap bir binada başladı. Kuruluş aşamasında Robert, mali problemlerle ilgilenirken ilk başkan seçilen Hamlin ise ABD'den kaynak sağladı. Kolejin Yönetim Kurulu, herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm öğrencilerin derslere kabul edilmesini ve eğitimin İngilizce verilmesi kararlaştırıldı. 20 Aralık 1868'de Rumeli Hisarı'nda okul binası inşa edilmesi amacıyla Osmanlı Padişahı Abdülaziz'den izin alındı. Bugün Güney Kampüs adıyla anılan Bebek'teki ana kampüste ilk binanın inşası 5 Temmuz 1868'de başlayıp 17 Mayıs 1871'e kadar sürdü. Robert Koleji bu ilk binasına Hamlin Hall adı verildi. Aynı yıl Robert Kolejini, kızlara da eğitim vermesi için Gedikpaşa'da açılan Amerikan Kız Koleji takip etti.

İlk rektörü Cyrus Hamin'den (1863  - 1877) itibaren John Scott Everton'a (1968 - 1971) kadar bütün rektör ve dekanlar ABD'den gönderildi. 1971 yılında yapılan anayasal değişikliği yüksek öğretime yabancı uyrukların atamasını yasakladı. Ayrıca o günlerde oluşan yüksek toplumsal tepki nedeniyle 1970'lerden günümüze kadar kendilerinden olan ve kripto ad olarak Türk adı taşıyanlar atandı.

 Ancak son yılda, istila ettikleri bu eğitim kurumunun başına tarihlerinde ilk kez kendilerinden olmayan, bir Anadolu çocuğu atanınca emperyal efendilerin uykusu kaçtı. Onun için bütün imkan ve kurumlarıyla bu olaylar organize ediliyor.

İşin gerçeğini kamufle etmek için LGBT de dahil olmak üzere seçim, demokrasi, özgürlük, kurumsal kimlik, insan hakları vesaireyi de yine istismar ederek gerçek emellerini yine gizlemek için pervasızca kullanıyorlar.

Bugün bir gazetemize yansıyan habere göre :(Yeni Şafak) 14 ülkedeki 59 sivil toplum kuruluşu LGBT lilere sponsor oluyor. Bu STK’ların 22 si ABD, 12 si Hollanda, 8 i İngiltere, 3ü Almanya ve 2si Fransa’da. Türkiye’de ise 10 büyükelçilik  veya konsolosluk bu olayları finanse ediyor. Bunlar ABD, Almanya, Hollanda, Danimarka, Fransa, Kanada, Norveç, İngiltere, İsviçre ve İsveç. Ayrıca CHP’li 3 belediye Beşiktaş Kadıköy ve Şişli, bu olaylara katkı sunuyor. Yani Akif’in deyimiyle:

 

Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,

Kaynıyor kum gibi… Mahşer mi, hakikat mahşer.

Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,

Ostralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada!

 

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;

Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.

Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…

Hani, tâ’ûna da zuldür bu rezil istilâ!

 

“Türkiye’de ve Dünyada Casuslar” adlı eserinde Aytunç Altındal, bu okulların casus yuvası olduğunu dile getirir: “Robert Kolej, Osmanlı’daki Amerikalı, İngiliz ve Rum casusların da yuvası olmuştu. Birçok casus, bu okulda öğretmen kisvesi altında faaliyet göstermişti.”

Robert Kolej mezunu yazar Engin Ardıç okulda öğretim görevlisi olan ajanları, şu cümlelerle deşifre ediyor: “Eski bir emniyetçinin anlattığına göre, 12 Mart 1971 darbesinden sonra sıkıyönetim, İstanbul’u ev ev arar, teröristleri bulmaya çalışır. 23 Ocak 1972 günü İstanbul’da 03.00 ile 18.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı konur, kent genelinde 512.000 ev aranır. İllegal Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi’nin Ferit İlsever başkanlığındaki İstanbul yönetimi, malzemeleri ile birlikte, Robert Koleji hocası Prof Hilary Sumner-Boyd’un Robert Kolej kampusu içindeki evinde yakalanır.”

İkinci grupta yer alan “Boğaziçi bizimdir bizim olacak” anlayışını, bakış açısını, düşüncelerini ise önümdeki hafta ele alalım inşallah.

Selametle… Allah’a emanet olunuz.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2021 Profesyonel Tasarım PROTASARIM