Hayra Alamet Değil


Bu makale 2021-03-03 13:29:59 eklenmiş.
Bilal Karadağ

İletişim çağı mı? İletişimsizlik çağı mı? Ne demek lazım acaba…

Radyosu, televizyonu, bilgisayarı, cep telefonu, interneti…

Teknolojik gelişmeler hayatımıza girdiği günden beri insani yanlarımızdan bir şeyler eksiliyor yavaş yavaş.

Mesela dostluklarımız, arkadaşlıklarımız telefon hatlarında kaybolan “Alo” dostluklarına dönüştü.

Televizyon evimizdeki sohbet ortamını felç etti. İnsanlar, deli divane gibi hayatın gerçeğinden fersah fersah uzak dizi ve programlar izliyor yirmi dört saat.  

Konuşmadan, bir tek kelam etmeden saatlerce ekrana kilitlenip, günlük yaşamlarıyla ilgili iki lafın belini bile kırmadan öylece oturuyorlar.

Toplum mühendisleri tarafından çağın teknoloji kanalları üzerinden ahlak, maneviyat ve kültürel değerlerden uzak abuk sabuk reklam ve yayınlarla beyinlere türlü olumsuzluklar enjekte ediliyor.

Batı hayranlığı özendiriliyor, nikâhsız birliktelikler sergileniyor, fuhşiyatı meşrulaştıran ahlaksızlıklar olağanlaştırılıyor. Kısacası asimilasyon projelerle toplumun beyni sinsice yıkanıyor.   

Keza üretimi unutturan, çılgınca tüketime yönlendiren idealsiz, ruhsuz, maneviyatsız, kapital anlayışla bezenmiş bir toplum inşa ediliyor.                 

Kapitalizmin insanlara sunduğu dünya böyle bir şey: Tüketin, çılgınca tüketin… Siz tükettikçe biz para kazanalım anlayışı hakim.

Sizin beyniniz yıkandıkça; benliğinizden, insanlığınızdan uzaklaştıkça biz mutlu olur, devranımızı sürdürürüz anlayışı var.  

Hani Köroğlu’nun meşhur bir sözü vardı ya: “Delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu…”

İletişim çağı ve vahşi kapitalizmin hırslarıyla birlikte insana ait değerler de bozuldu birer birer.

Kültür kodlarımıza ait neler varsa, törpülendi, örselendi.

Ahlaki değerlerimize yapılan saldırılarla ortaya çıkan dejenerasyon, toplumun temelini dinamitledi.

Karmakarışık hayat yapıları sıradanlaştırıldı, kötülük içselleştirildi…

Televizyonun her akşam evimizin içinde zihinlerimize yönelik yaptığı tahribatı kelimelerle anlatmak mümkün değil.

Bu bir proje aslında: 1980 sonrasında sinirleri alınmış, tüm değerleri örselenmiş, düşünmeyen, konuşmayan, üretmeyen, sorgulamayan, hayatı anlamlandırmaktan uzak, hiçbir ahlaki değeri olmayan, geleneklerine, göreneklerine, ananelerine ait değerleri sulandırılmış bir toplum yapısı kurgulamaktır!

Avrupai yaşam tarzı dediğimiz olgu, damarlarımıza yavaş yavaş enjekte edildi.

Uyuşturulmuş bir toplum yapısı ortaya konuldu. Tepkisiz, isyan kültürü olmayan, neye nasıl tepki vereceğini bilmeyen…

Ve menfaat odaklı bir yayın anlayışıyla hareket eden medya zihniyetinin ortaya çıkardığı simsiyah bir atmosfer…

Kısacası diyeceğim o ki; gidişatımız hayra alamet değil! 

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

 

         Bilal Karadağ

         bkaratag02@gmail.com

     

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2021 Profesyonel Tasarım PROTASARIM