İNSANLIĞIN YÜREĞİNİ RAHMET AŞISI İLE AŞILAMALI


Bu makale 2021-03-30 20:58:49 eklenmiş.
Kazım Çetinkaya

     Sınıfın ortasında öğretmenine üstüste bıçak saplayan ve yere yığılmasına sebep olan çocuklar yetiştiriyoruz. Ne oldu o çocuğun yüreğine?  Ne oldu üç yaşındaki üvey çocuğunu, çok ağlıyor diye duvara çarpıp ölümüne yol açan annenin yüreğine?

     Annesini öldürüp, kolunu bacağını parçalayıp bir valize koyarken Üniversite mezunu genç kız neyini kaybetti? Sokak ortasında merhametsiz, duyarsız insanların bakışları arasında eşini bıçak darbeleri ile katleden kocanın yüreğine ne oldu?

     Yere düşen adama tekme üstüne tekme vuran güvenlik görevlisinin yüreğinde şefkat olmadığı belli ama ne var? Büyüdüklerinde nasıl bir varlığa dönüşürler arkadaşlarını mezarlığa götürüp işkence yapan çocuk yaştaki genç kızlar?

     Neyi kaybettik biz? Göz  yaşını. Acımayı. Merhameti. Hakkı. Adaleti. Vicdanı. Kalbi. İslaâm’ı.

     İslâm insanı rahmet insanı olmayacak mıydı? Gafurdur, Rahmandır, Rahimdir, Rauftur, onun Rabbinin güzel isimleri. Onun peygamberinin fârik vasfı alemlere rahmet olmaktır.

     Kaybettik biz peygamber yüreğinden yüreğimize akış kanallarını. Tıkadık biz Rahman’dan akışlar sağlayan kanalları.

     Resulü Zişan Efendimizin mübarek şemailinin bir parçasıdır acıam, merhamet etme, gözyaşı. Namazda göğsünden kazan fokurtusuna benzer sesler gelircesine ağlayan bizim önderimiz değil miydi?  Neden?

     O duada, “Ya Rabbi, eğer bugün burada şu bir avuç Müslüman helak olursa, artık yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmaz!” derken göz yaşları ile Bedir’in çölünü ıslatan değil miydi?  Neden?

     O, Kur’an dinlerken gözlerinden yaşlar boşanan değil miydi? Neden?

     O, evladını toprağa verirken gözleri yaşaran değil miydi? Neden?

     O, “Benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız” diyerek, göz yaşını peygamberane irfanın içine yerleştiren değil miydi? Neden?

     O, “Allah katında hiçbir şey, iki damla ve iki izden daha sevimli değildir.” Diyen ve iki damladan birisinin “Allah korkusuyla akıtılan gözyaşı damlası olduğunu bildiren değil miydi? (Tirmizi,Fezailü’l cihad, 26)

     “insanlar düşünsünler” diye verilen bir örnekte; “Eğer biz Kur’an’ı bir dağa indirmiş olsaydık, sen, onun, Allah korkusuyla başeğerek parça parça olduğunu görürdün.” Buyuruluyor. (Haşr, 21) Ne var ki Kur’an’da, dağlar onu idrak ediyor ve “Allah korkusu ile baş eğerek paramparça oluyor” ve bize bir şey olmuyor.

     Dağlarda ne var, bizde ne yok? Nasıl bir mü’min tarifi yapıyor Kur’an?

     “Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler” (Enfal, 2- hac, 35)

     “Allah anılınca kalbi ürperen insan.”  “Allah’ın ayetleri okununca imanları artan insan.”   Devreye gren bir kalb farkı var her ikisinde de. Dağların da kalbi var acaba? Dağların kalbine mi işaret etmiş oluyor; “Uhud bizi sever, biz Uhud’u severiz” derken de Allah Resulü(s.a.s)

     Bir yerde sanki taşların da bir kalbi varmış ve “taşlaşmış kalb’ten daha kıymetli taşlar varmış gibi taş ve kalb farkına dikkat çekiyor Kur’an.

     “Sonra kalbleriniz yine katılaştı, taş gibi, hatta daha da katı oldu. Nitekim taşlar arasında kendisinden ırmaklar fışkıran vardır; yarılıp su çıkan vardır; Allah korkusundan yuvarlananlar vardır. Allah yaptıklarınızı bilmez değildir.”(Bakara, 76)

     Belli ki Kur’an’ın istediği kalb, taştan daha katı bir kalb değil. O farklı kalbe hep işaret edip durur Kur’an: “Rahman’ın ayetleri onlara okunduğu zaman ağlayarak yüz üstü secdeye kapananlar… Kur’an’ı işitince Allah’a teslimiyetleri artanlar…” (İsra, 109)

     Kim onlar? Onları anlatıyor Kur’an: “Peygamberler, Adem’in soyundan gelenler, Nuh’un gemisine binenler, İbrahim’in, İsmail’in neslinden doğru yola erdirilmiş olanlar…”(Meryem, 58)

     Kur’an’la o kalbin ilişkisine dair başka ayet şöyledir: “Peygamber’e indirilen (Kur’an)i dinledikleri zaman, onun hak olduğunu öğrendiklerinden dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Onlar: “Ey Rabb’imiz iman ettik, bizi de şahitlerden yaz” derler.” (Maide, 83)

     Göz yaşının ve amellerin kalbî boyutunun bir de ebedi alem karşılığı var.

     Allah Resulü buyuruyor: “Allah korkusuyla göz yaşı döken kişi, sağılmış süt memeye dönmedikçe cehenneme girmez.” (Tirmizi, Zühde 9)

     “Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teala, yedi sınıf insanı arşın gölgesinde barındıracaktır.” Buyuruyor Allah Resulü(s.a.s). Demek, amelin Rahman nezdindeki kıymetini katlandırıyor, amelin içini dolduruyor gözyaşı ve kalbî rabıta.

     Yüreklerde bir ürperiş ve titreyiş aranmalıdır “Allah” denilirken… Kalbler, en azından Kur’an’ın nüzulünden etkilenen dağlar ile bir akisleşme içine girmelidir Kur’an sesi duyduğunda…. Ve müslüman, merhametiyle, adaletiyle, Hakk’a bağlılığıyla, dökeceği gözyaşıyla yıkamalı evreni yeniden, insanlığın yüreğini İslâm’ın rahmet aşısı ile aşılamalı. Rahman’dan ve Rahim’den bir aşı ile…

    Kaç zamandır ağlamıyoruz, insanlara merhamet etmiyoruz, Hakk’ı ve adaleti temsil etmiyoruz? Bizi ağlatmıyorsa Kâbe, kalbimizde ve gözlerimizde bir ürperiş olmuyorsa Vakfede ellerimizi açtığımızda, İçimizde kaynayışlar gerçekleşmiyorsa Kur’an okuyup, dinleyip de ayetlerin dünyasında gezinirken, gözyaşı eşlik etmiyorsa tevbelerimize, göz yaşı eşliğinde gönderemiyorsak dualarımızı, küresel çapta yaşanan mazlumiyetler, insanın ezilişi yüreğimizi tırmalamıyorsa, ayda yılda bir, bir farklı ürperiş eşlik etmiyorsa secdelerimize, yüreğimiz nerede diye bakmak, bir kalb tabibine baktırmak lazım.

     Baktırmak lazım gözlerimizle kalblerimiz arasındaki kanalların tarümar olup olmadığına. İçimizde “Müslüman yufka yüreği”nden bir eser kalmış mı, araştırmak lazım.

Kazım Çetinkaya

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2021 Profesyonel Tasarım PROTASARIM