KARA DERE’NİN KARA KADERİ


Bu makale 2021-08-16 14:05:12 eklenmiş.
Aziz Özbilgiç

Dünyadaki her varlığın bir kaderi vardır. Dağ, taş, dere, deniz, ırmak, ova, şehir, ülke… Canlı cansız bu bütün varlıkların kaderi ise insanların kaderine benzer. Ne varsa kaderinde onu bir gün mutlaka yaşar. Tıpkı Kara Dere’nin kara kaderi gibi.

“Kara Dere de neresi?” diye soracak olursanız kısaca anlatayım. Adıyaman şehir merkezine yaklaşık 35 km. uzaklıkta, Koçali Köyü sınırları içerisinde bir vadinin adıdır Kara Dere. İki yüksek dağın arasındaki Kara Dere’nin yakın bir zamana kadar çok güzel bir kaderi vardı. Yıllarca suyunu Fırat Nehri’ne ulaştırmak için akar dururdu. Bu muhteşem dereyi asırlık çınar ağaçları, dallarını suya sarkan salkım söğütleri, devasa ceviz ağaçları, güneşe doğru uzanan kavak ağaçları, çeşit çeşit meyve ağaçları ve daha birçok ağaç süslerdi. Gerek derenin gerekse dereyi süsleyen ağaçların üzerinde renk renk, desen desen böcekler uçuşurdu. Kuş cıvıltıları, arı vızıltıları, cırcır böcekleri adeta bir armoni oluştururdu. Derenin birçok yerinde kaynayan soğuk suların coşkusu alabalıklara ev sahipliği yapardı. Kınalı keklikler öterdi kayalıklarında. Nergisler açardı yamaçlarında. Sürü sürü geyikler otlanırdı çayırlarında. Sincaplar adeta saklambaç oynardı ceviz ağaçlarında. Gençler cirit oynardı yaylalarında. Bahar yağmurlarından sonra açan gökkuşağının renklerinde mest olurdu küçük çocuklar.

Üç dört yıl öncesine kadar her şey çok güzeldi. Bir gün aniden iş makineleri çıkıp geldi. Hiç kimse bir şey anlayamadı. Tabi Kara Dere de anlayamadı önce. Herkes bir şeyler söyledi. Bir zaman sonra anlaşıldı ki Kara Dere’nin karalığı, altındaki kıymetli madenlerden kaynaklanıyormuş. İşte ne olduysa o günden sonra oldu.

Önce Kara Dere’yi süsleyen o güzelim ağaçlar bir bir kesildi. Çok geçmeden sıcak asfalt döküldü o dolambaçlı patika yolların üzerine. Hemen ardından devasa havuzlar yapıldı iki dağın arasına. Derken fabrikalar, barakalar, tüneller, kanallar yapıldı. Her taraf dikenli tellerle çevrildi. Yetmemiş gibi derenin girişine eli silahlı insanlar yerleştirildi. Her şey çok çabuk gelişti. Ve sonra Kara Dere’nin güzel kaderi birden kararmaya başladı.

Fazla uzun sürmedi.  Ne asırlık çınar ağaçları kaldı ne de söğüt ağaçları. Ne ceviz ağaçları kaldı ne de kavak ağaçları. Ne balık kaldı derede ne de çeşmelerin soğuk suları. Ne öten kınalı keklikler kaldı ne de sürü halinde gezen geyikler. Ne yaylalar kaldı ne de ebemkuşağı ile ip atlayan çocuklar. Her şey birbirine karıştı. Bütün öyküler yarım kaldı. Orada yaşanan sayısız anılar fabrikaların maden atıkları ile birlikte havuzlara gömüldü.

Kuş cıvıltılarının yerini kamyonların korna sesleri aldı. Yemyeşil çimenlerin yerini kapkara betonlar aldı. Yamaçlarda açan nergislerin yerini tel örgüler aldı. Hiçbir şey eskisi gibi kalmadı. Yağmurlardan sonra açan gökkuşağının renklerine toz bulutları karıştı. Çeşmelerin soğuk suları içilemez oldu. Birden kayboldu her şey. En acısı da bütün bunlar yaşanırken kimse sesini çıkarmadı. Kara Dere kaderine terkedildi.

Sonunda ne oldu biliyor musunuz? Kara Dere nefessiz kaldı. Yaban hayatı bitti. O güzelim dere yok olup gitti.

Umarım tez zamanda o bölgedeki madenler çıkarılır ve Kara Dere eski güzel kaderine geri kavuşur. Güzel kaderlerin kararmaması dileği ile…

 

Uzm. Öğret. Aziz ÖZBİLGİÇ

azizozbilgic@gmail.com

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2021 Profesyonel Tasarım PROTASARIM