Aşı Olmak veya Olmamak


Bu makale 2021-09-12 20:59:07 eklenmiş.
Mahmut Öteleş

Bu pandemi salgını ölümlere yol açtığı gibi toplumun sosyal dengesini de bozdu. İnsani değerleri yok etti. İnsanlar, birbirlerine selamı sabahı kesti. Akraba ziyaretleri korona bahanesiyle yapılmaz oldu. Komşuluk ise sizlere ömür. Camiler boş kaldı. Pandeminin görüldüğü ilk günlerde yeterince şeffaf davranılmadı. Gerçek vaka sayısı ve ölüm oranları perdelendi. Ne zaman ki vatandaş farkına vardı o zaman biraz toparlamaya çalışıldı. Ancak tedbirsizlik ve perdeleme işi hastalığın yayılmasına sebep oldu. Alınan tedbirlerde bir tutarlılık yoktu. Dışarı çıkma yasağı dışarı ile en az teması olan 65 yaş üstü ile 20 yaş altı kişilere uygulandı. Aşı konusunda da aynı hatalar yapıldı. Önce Çin aşısını tavsiye eder nitelikte açıklamar yapıldı. Oysa Batı ülkeleri arasında Çin’de üretilen Sinovac aşısına hiç talep olmadı. Türkiye hariç Çin aşısını sipariş eden başka Avrupa ülkesi bulunmuyor. Çin aşısının ne kadar güvenli olup olmadığı ise tartışma konusu. Dünyada Çin aşısına rağbet olmayınca bizimkiler de yavaş yavaş bundan vazgeçip Alman Biontech aşısına yöneldiler. Pandemide olduğu gibi aşı konusunda yeterince şeffaf davranılmadı. Bilim kurulu adına hep sağlık bakanı açıklamalarda bulundu. Bu durum ister istemez kafa karışıklığına sebep oldu.

İngilizlerin en ünlü şair ve oyun yazarı W. Shakespeare, Hamlet adlı tiyatro oyununda şöyle der: “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!”

Aşıya karşı değilim, ancak aşı üzerinden toplumu bu kadar germeye hiç gerek yok.

Okulların açıldığı şu günlerde telaşa gerek yok. Hiçbir şikâyeti olmayan sağlıklı çocukları aşı yaptırmaya veya pcr testi uygulamasanı gereksiz görüyorum. Yalnız sağlık durumları şüpheli çocuklar tespit edilmeli bu şekilde gerekli önlemler alınmalıdır.

Aşı konusunda yapılan araştırmalara göre, iki doz aşı olmuş kişiler virüse yakalanmaları durumunda hiç aşı olmamışlar kadar virüs yoğunluğuna sahip. Anlaşılan o ki, bir taraftan “Virüsten korunmanın en iyi yolu aşı” denilirken, diğer taraftan virüsün sürekli yenileri çıkan varyantları karşısında aşıların da etkisi bir yere kadar ve yeni doz aşılarla takviyeye ihtiyaç olacağı görülüyor. Bu da aşıyla ilgili istifhamlara ve ihtilaflara sebep olmaktadır. Bu durum “Aşıya bağımlı hale mi geleceğiz?” sorusunu akla getirmektedir.

Yıllar önce aşı kampanyası için Zeki Alaysa ile Metin Akpınar’ın oynadığı bir reklam filminde Metin Akpınar şöyle diyordu: “Aşılar ikiye ayrulur! Yarma aşu! Karma aşu!” Şimdi aşı ister Çin’den, Rusya’dan gelsin, ister Amerika’dan, Almanya’dan, aşıların bilimsel sonuçları hususunda sağlıklı bir çalışma yapılmış değil. Bu noktada Oxford araştırmasının en ilginç sonuçlarından biri, doğal yollardan virüse yakalanıp iyileşen kişilerin bağışıklığının, aşılananlara göre daha güçlü olduğunun ortaya çıkmış olmasıdır. 

Yalnız ülkemizde değil bütün dünyada aşıya karşı bir tepki var, mesela Almanların üçte biri aşı olmak istemiyor. Her ülkede muhafazakâr kesimin aşıya karşı bir tepkisi var.”

Aşı karşıtlığına neden olan en önemli etkenlerden birisi, aşıya ve üretici firmalara olan güven sorunudur. Birçoğu hala hem aşılara hem de firmalara güvenmiyor. Diğer yandan aşıların istenen düzeyde iyi sonuç vermemesi ister istemez

İnsanlar neden aşı olmak istemiyor sorusunu akla getiriyor.

Kaiser Aile Vakfı’nın anketine göre aşıyı reddedenlerin yüzde 90’ı ‘Covid-19’dan hastalanma konusunda endişelenmediklerini ve aşıların işe yaradığına dair ikna olmadıklarını’ aktardı. İnsanların neden aşı olmayı reddettiğiyle ilgili yaptığı ankette şu sonuçlara varıyor.

Sağlık çalışanlarının yüzde 17’si aşı olmak istemiyor. Aşı olmak istemeyen yetişkinlerin yüzde 75’i hem Covid-19’a hem de aşılara şüpheli yaklaşıyor.

Aşı olmayı düşünmeyenlerin yüzde 17’si aşı şirketlerine, yüzde 12’si ise aşılara güvenmiyor. Ankete katılanların yüzde 31’ine göre aşılar klinik deneylerden çok hızlı geçtiğini belirtiyor.

Yetişkinlerin en az yüzde 36’sı aşının yapacağını düşündüğü yan etkilerden kaygılı.

Ankete göre aşı olmaya açık olanların en büyük endişe kaynağı olası yan etkiler oldu.

Aşılanmamış kişilerin yüzde 14’ü aşıların Covid-19’da ölümleri önlemede etkili olmadığına inanıyor. Yüzde 19’u ise hastaneye kaldırılmayı ya da ciddi hastalıkları önlediğine inanmıyor. Eğer bir sakıncası yoksa tereddüt ve riskler olsa da aşı olunmalı. Mevcut verilere göre aşının koruyucu ve hastalığın şiddetini azaltıcı etkisi olduğu yetkili ağızlar tarafından söylenmektedir.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber
   
© Copyright 2015 Adıyaman İlk Haber. Tüm hakları saklıdır.

Doğru Haberin İlk Adresi | Adıyaman ilk Haber

Sitemiz Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti Üyesidir.

© 2015-2021 Profesyonel Tasarım PROTASARIM