Kılıçdaroğlu’ndan Netanyahu’ya tepki: ‘Türkiye’nin hedef alınması kabul edilemez’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'ndaki konuşmasına tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, Netanyahu'nun Gazze'ye ilişkin tutumunu ve Türkiye başta olmak üzere konuşmasını protesto eden ülke temsilcilerini hedef alan ifadelerini eleştirerek,
Netanyahu'nun 24 Eylül'de BM Genel Kurulu'na hitabı sırasında Türkiye'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülkenin temsilcisi salonu terk etti. Reuters, onlarca delegenin Netanyahu konuşmaya başladığında Genel Kurul salonundan çıktığını bildirirken, Anadolu Ajansı protestoya katılan ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğunu aktardı.
KILIÇDAROĞLU: BM KÜRSÜSÜ SAVAŞ POLİTİKALARININ MEŞRULAŞTIRILACAĞI ALAN DEĞİLDİR
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kılıçdaroğlu, BM kürsüsünün savaş politikalarının meşrulaştırılacağı bir alan olmadığını belirtti.
Kılıçdaroğlu, "Birleşmiş Milletler kürsüsü, katliamların ve savaş politikalarının meşrulaştırılacağı bir alan değildir. İsrail Başbakanı Netanyahu'nun BM 81. Genel Kurulu'nda; Gazze'de yaşanan ağır insani tabloyu yok sayan, 70 binin üzerinde masum insanın hayatını kaybettiği yıkımı aklamaya çalışan ve Türkiye başta olmak üzere kendisini protesto eden ülke temsilcilerini hedef alan küstah dili asla kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
Gazze sağlık yetkililerinin verilerine göre savaşın başlangıcından bu yana hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 73 bini aşmış durumda. Reuters'ın aktardığı bu toplam, sivil ve savaşçı ayrımı yapmıyor. İsrail ise Gazze'deki askeri operasyonlarını Hamas'a karşı yürüttüğünü savunuyor ve kendisine yöneltilen soykırım suçlamalarını reddediyor.
TÜRKİYE'NİN DE ARALARINDA BULUNDUĞU HEYETLER SALONU TERK ETTİ
Netanyahu'nun konuşmaya başlamasıyla çok sayıda diplomatın salonu terk etmesini değerlendiren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin ortaya koyduğu tepkinin önemli olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin de aralarında bulunduğu diplomatik heyetlerin salonu terk ederek ortaya koyduğu tepki, uluslararası hukuku ve insanlık onurunu hiçe sayan bu zihniyete verilmiş tarihî bir yanıttır. Netanyahu dün boş kalan salona konuşmuştur. Çünkü kendisi, insanlık vicdanında zaten mahkûm olmuştur" dedi.
Netanyahu'nun konuşması sırasında salonun tamamen boş olmadığı, ancak geniş bölümlerinin boş kaldığı görüntülere yansıdı. Reuters onlarca delegenin salonu terk ettiğini bildirirken, Anadolu Ajansı protestoya yaklaşık 70 ülkenin temsilcisinin katıldığını aktardı.
'İÇ POLİTİKADAKİ GÖRÜŞ AYRILIKLARIMIZ NE OLURSA OLSUN'
Kılıçdaroğlu, Netanyahu'nun Türkiye'ye yönelik ifadelerine karşı iç siyasetteki görüş ayrılıklarının bir kenara bırakılması gerektiğini belirterek, "Açık ve net ifade ediyorum: İç politikadaki görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletimizin, BM kürsüsünden bir savaş suçlusu tarafından hedef alınması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
CHP'nin dış politika yaklaşımına da değinen Kılıçdaroğlu, Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta barış, dünyada barış' ilkesini partinin dış politikasının temel unsurlarından biri olarak gördüklerini ifade etti.
KILIÇDAROĞLU: FİLİSTİN HALKININ, BARIŞIN VE ADALETİN YANINDAYIZ
Filistin meselesine ilişkin partisinin tutumunu da açıklayan Kılıçdaroğlu, "Bizim safımız bellidir. Biz; ezilen, bombalanan, yaşam hakkı gasp edilen Filistin halkının, barışın ve adaletin yanındayız. Dünya, şiddetin ve işgalin normalleştirilmesine teslim olmamalıdır" dedi.
Kılıçdaroğlu, kalıcı çözümün uluslararası hukuk temelinde iki devletli modelden geçtiğini belirterek, 1967 sınırlarının esas alınması ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulması gerektiğini söyledi. İki devletli çözüm, BM Genel Sekreteri António Guterres tarafından da 81. Genel Kurul sürecinde yeniden desteklenen yaklaşım oldu.
'FİLİSTİN HALKI YALNIZ DEĞİLDİR'
Açıklamasının sonunda uluslararası adalet vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, "Tarihsel sorumluluğumuzun gereği olarak bir kez daha haykırıyoruz: Filistin halkı yalnız değildir. Bu katliamların failleri ve sessiz kalanlar, günü geldiğinde uluslararası adalet önünde mutlaka hesap verecektir" ifadelerini kullandı.
Kaynak : PERRE