NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR?
Bazı şeylerin kıymetini, onları özlediğimizde daha iyi anlıyoruz. Bir zamanlar sıradan sandığımız bayram sabahlarını, sokaklardaki bayrakları, okul bahçelerinde yankılanan marşları… Bugün hepsi hafızamızda güzel bir hatıra, içimizde tatlı bir özlem.
Bazı şeylerin kıymetini, onları özlediğimizde daha iyi anlıyoruz. Bir zamanlar sıradan sandığımız bayram sabahlarını, sokaklardaki bayrakları, okul bahçelerinde yankılanan marşları… Bugün hepsi hafızamızda güzel bir hatıra, içimizde tatlı bir özlem.
Her 29 Ekim’de çocukluğuma dönüyorum. Ellerimizde bayraklarla okul bahçesinde beklediğimiz günleri, ezberlediğimiz şiirleri, tören sabahlarının heyecanını hatırlıyorum. Belki o günlerde Cumhuriyet’in anlamını bugünkü kadar derin düşünmüyorduk ama hissettirdiği gururu ve sevinci hiç unutmuyorum.
Şimdi dönüp bakınca, galiba en çok o günlerin samimiyetini özlüyorum. Bir bayrağın, bir marşın, birlikte yaşanan bir sevincin hepimizi nasıl aynı duyguda buluşturduğunu…
29 Ekim, benim için yalnızca geçmişi hatırlamak değil; Atatürk’ün bizlere bıraktığı Cumhuriyet’in değerini yeniden düşünmek demek. Geleceğe umutla bakabilmek ve bu umudu çocuklarımıza aktarabilmek demek.
Bazen düşünüyorum; bizim heyecanla beklediğimiz bayramları bugünün çocukları nasıl hatırlayacak? Yıllar sonra onlar da bir 29 Ekim sabahı geçmişe dönüp baktıklarında yüzlerinde bir tebessüm olacak mı?
İstiyorum ki olsun. Bayrakları gördüklerinde içleri sevinçle dolsun, Cumhuriyet’in hikâyesini gururla anlatsınlar. Onların da yıllar sonra özlemle hatırlayacakları güzel bayram sabahları olsun.
Belki zaman değişti, belki alışkanlıklarımız farklılaştı. Ama bir bayrağı penceremize asmak, çocuklarımıza Cumhuriyet’i anlatmak ve bu özel günün coşkusunu paylaşmak hâlâ bizim elimizde.
Nerede o eski bayramlar, diye soruyoruz ya… Ben, gelecek nesillerin de özlemle hatırlayacağı bayramlar olsun istiyorum.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.