TİLKİ PLAN YAPARKEN KUZU NEDEN HÂLÂ KAYBEDİYOR?
Güç mü, plan mı, yoksa sessizlik mi kazanıyor? Günümüz düzenini anlatan “tilki, kurt, çoban ve kuzu” metaforu üzerinden toplumsal bir okuma.
Güç mü, plan mı, yoksa sessizlik mi kazanıyor? Günümüz düzenini anlatan “tilki, kurt, çoban ve kuzu” metaforu üzerinden toplumsal bir okuma.
Bugünün konusu, sosyal medyada paylaşılan şu çarpıcı metafor:
"Tilki plan yapar, kurt öldürür, çoban servis eder, sahibi yas tutar. Ama her seferinde kuzu yenilir."
Bu söz, belirli bir kişi ya da olaya değil; güç ilişkilerini sorgulayan sembolik bir anlatıma dayanıyor. Günümüzün pek çok tartışmasına uyarlanabilecek bir metafor olarak değerlendirilebilir.
Güç Sahibi Değil, Bedel Ödeyen Kazanamıyor
Hayatın birçok alanında planı yapanla sonucu yaşayan aynı kişiler olmuyor. Kararlar masa başında alınırken, sonuçlarını çoğu zaman sıradan insanlar hissediyor.
Bazen yanlış yönetim, bazen liyakat tartışmaları, bazen de hesap vermeyen karar mekanizmaları gündeme geliyor. Tartışmalar büyüyor, açıklamalar yapılıyor, sorumlular aranıyor. Ancak kamuoyunda sıkça dile getirilen eleştiri şu oluyor: Bedeli en çok, karar süreçlerinde söz sahibi olmayanlar ödüyor.
Sessizlik de Bir Tercih Olabilir
Toplumlarda sadece yanlış kararlar değil, sessizlik de sonuç üretir.
Sorular sorulmadığında, hesap istenmediğinde ve eleştirel düşünce geri plana itildiğinde, aynı döngüler tekrar edebilir. Bu nedenle demokratik toplumlarda şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkeleri yalnızca yönetenler için değil, toplumun tamamı için önem taşır.
Metafordaki "çoban" ve "tilki" figürleri, farklı güç odaklarını simgelerken; "kuzu", çoğu zaman olup bitenlerin sonuçlarını yaşayan sıradan insanı temsil eder. Bu, edebiyatta ve köşe yazılarında sıkça kullanılan sembolik bir anlatım biçimidir.
Asıl Mesele Kimin Kazandığı Değil
Bir olayın sonunda kazananın kim olduğu kadar, kaybedenin neden sürekli aynı kesim olduğu da sorgulanmalıdır.
Adalet, liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik güçlendiğinde, metaforlardaki "kuzu" olmak zorunda kalanların sayısı azalabilir. Aksi durumda ise aktörler değişse bile senaryo değişmeyebilir.
Perdede oyuncular değişebilir; fakat senaryo aynı kaldığında alkış da, gözyaşı da aynı salonda yankılanır.
"Bir toplumun geleceğini, tilkinin planı değil; kuzunun hakkını koruyan adalet belirler."*
Hakan DİKMEN
Gazeteci Yazar