“Şiddete Bahane Üretilmesi Kabul Edilemez”
Akçal açıklamasında, bazı polis memurlarının saldırı sonrasında “acımız vardı, üzüntümüz büyüktü” şeklindeki ifadelerle olayı gerekçelendirmeye çalıştığını belirterek şu değerlendirmeleri yaptı:
“Bazı polis memurlarının, yaşanan şiddeti ‘acımız vardı’ diyerek meşrulaştırma girişimleri, özrün kabahatinden büyük olduğu bir durumdur. Bir polis memuru hangi psikolojik durumda olursa olsun, görevini yapan gazeteciye saldırmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Devletin kanun çerçevesinde zor kullanma yetkisi verdiği kişilerin keyfi bahanelerle şiddete başvurması kabul edilemez.”
“Gazeteciler Öcü Değildir, Kamu Görevi Yapmaktadır”
Açıklamada, basın mensuplarının bir olayın tarafı değil, toplum adına görev yapan kişiler olduğu vurgulanırken, şiddetin hiçbir koşulda mazur görülemeyeceği ifade edildi:
“Kavga eden bir vatandaş, yakınını kaybeden bir aile veya silahlı çatışmanın tarafları ‘acımız var’ diyerek polise saldırma hakkına sahip değilse, aynı kural polisin gazeteciye saldırması için de geçerlidir. Gazeteciler başı ezilmesi gereken haşere değil, toplumun haber alma hakkı için çalışan kamu görevlileridir.”
“Toplu Saldırı, Çete Davranışı Niteliğindedir”
Akçal, görüntülerde yer alan müdahalenin sıradan bir “gerilim” olmadığını vurguladı:
“Kaydedilen görüntülerde 6-7 polisin aynı anda gazetecilere yönelerek tekme ve yumruklarla müdahale ettiği açıkça görülmektedir. Bu durum bir öfke patlaması değil, toplu hâlde bir çete davranışıdır. Bir meslek grubuna yönelik bu tür organize saldırılar, kamu otoritesiyle bağdaşmaz.”

“Valilik ve Emniyet Görevini Yapmak Zorundadır”
Açıklama, Adıyaman Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğü’ne çağrı içeriyor:
“Bu polislerin görevlerini kötüye kullandığı açıktır. Psikolojisi bu görevi yapmaya uygun olmayan, silah taşımaya ehliyetsiz, basını düşman gören bu personelin derhâl açığa alınması gerekir. Valilik ve Emniyet Müdürlüğü bu konuda sessiz kalamaz. Aksi hâlde kurumlar, bu hukuksuzlukların ortağı hâline gelir.”
“Basına Şiddet, Devletin Otoritesini Zedeler”
Akçal ayrıca, saldırının yalnızca gazetecilere yönelik bir tehdit olmadığını, devlet-halk güven ilişkisini de tehlikeye attığını ifade etti:
“Vatandaş polisinden korkarsa, devlet ile toplum arasındaki bağ zedelenir. Bugün gazeteciye saldıranlar yarın vatandaşa da aynı refleksi gösterebilir. Bu, toplum düzenine yönelik çok ciddi bir tehdittir.”
“Soruşturma Şeffaf Yürütülmeli, Saldırganlar Görevden Uzaklaştırılmalıdır”
Perre Haber Ajansı İmtiyaz Sahibi Akçal, açıklamasını şu çağrı ile tamamladı:
“Bu saldırıya karışan personelin kimlikleri tespit edilip derhâl açığa alınmalı, soruşturma şeffaf bir şekilde yürütülmelidir. Basın özgürlüğü, hukuk devleti olmanın temel şartıdır. Gazetecilere yönelik şiddet hiçbir koşulda cezasız kalmamalıdır.”
Kaynak : PERRE
GENEL
20 saat önceGENEL
13 Ocak 2026GÜNDEM
13 Ocak 2026GENEL
13 Ocak 2026EĞİTİM
13 Ocak 2026GENEL
13 Ocak 2026KÜLTÜR - SANAT
13 Ocak 2026
1
Başkan Aydın: Enerjimizi Adıyaman için harcıyoruz
30583 kez okundu
2
SANKO Üniversitesi kompozisyon yarışması düzenlendi
23838 kez okundu
3
Yeniden Refah’tan dikkat çeken Soylu-Özdağ çağrısı
13359 kez okundu
4
Sivas’ta on binler Doğu Türkistan ve Filistin için ayakta
12741 kez okundu
5
BMC VE MİLLİ TANK ALTAY
10226 kez okundu