• HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER
Edebiyatın Bilge Tanığı Etem Sevik ile Zaman, Şiir ve İnsan Üzerine

Edebiyatın Bilge Tanığı Etem Sevik ile Zaman, Şiir ve İnsan Üzerine

Söyleşi: Gazeteci [Röportajcı] Gazeteci ve Yazar Hayrettin Erikli: Günümüzün hızla tüketen dünyasında, kelimelerin ağırlığını ve zarafetini korumayı başaran ender isimlerden biri şair Etem Sevik. Şiirlerinde insan ruhunun girintili çıkıntılı yollarını, hüzün ile umudun harmanlandığı o ince çizgiyi zarafetle işliyor. Son kitabının yankıları sürerken, Etem Sevik ile şiir yolculuğunu, modern çağın insan üzerindeki etkilerini ve dizeye dönüşen duyguları konuştuk.

ABONE OL
17 Eylül 2026 01:38
Edebiyatın Bilge Tanığı Etem Sevik ile Zaman, Şiir ve İnsan Üzerine
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Söyleşi: Gazeteci [Röportajcı]

Gazeteci ve Yazar Hayrettin Erikli: Günümüzün hızla tüketen dünyasında, kelimelerin ağırlığını ve zarafetini korumayı başaran ender isimlerden biri şair Etem Sevik. Şiirlerinde insan ruhunun girintili çıkıntılı yollarını, hüzün ile umudun harmanlandığı o ince çizgiyi zarafetle işliyor. Son kitabının yankıları sürerken, Etem Sevik ile şiir yolculuğunu, modern çağın insan üzerindeki etkilerini ve dizeye dönüşen duyguları konuştuk.

Hayrettin Erikli: Sayın Sevik, şiirlerinizde her zaman derin bir yalnızlık ama aynı zamanda kopmayan bir umut seziliyor. Sizin için şiir yazmak bir sığınak mı, yoksa bir hesaplaşma mı?

Etem Sevik: Şiir benim için ne tam anlamıyla bir sığınaktır ne de bir savaş alanı. İkisinin tam ortasında duran bir hakikat arayışıdır diyebilirim. İnsan modern yaşamın gürültüsü içinde en çok kendi sesini unutuyor. Ben kalemime sarıldığımda aslında kendi içimdeki o sessiz odaya çekiliyorum. Yalnızlık, şiirin harcıdır; ama o harçla inşa ettiğiniz şey köprü olmalıdır, duvar değil. Eğer yazdığım bir dize, tanımadığım bir insanın kalbinde yankı buluyorsa, o yalnızlık zaten umuda dönüşmüş demektir.

Hayrettin Erikli: Şiirlerinizde imgeler çok güçlü ancak bir o kadar da sade ve doğrudan. Modern edebiyatta karmaşık imgelerin arkasına saklanma eğilimi var. Siz bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

Etem Sevik: Sadelik, derinliğin düşmanı değildir; aksine onun en net aynasıdır. Bir duyguyu veya fikri anlatırken onu süslü laf kalabalıklarının arkasına saklamayı doğru bulmuyorum. İçten gelen bir çığlığın süse ihtiyacı yoktur. Mesele, en az kelimeyle en geniş dünyayı kurabilmektir. İmgelerim günlük hayatın içinden gelir; bir çay bardağındaki buğudan, akşamüstü sokaktan geçen bir çocuğun adımlarından… Hayatın kendisi zaten yeterince imgelerle dolu, sadece bakmayı bilmek gerek.

Hayrettin Erikli: Dijitalleşen dünya ve hızlı tüketim kültürü okuma alışkanlıklarını da değiştirdi. Şiirin bu yeni dünyadaki yerini nasıl görüyorsunuz?

Etem Sevik: Çağ değişebilir, araçlar değişebilir ama insanın sızısı değişmez. Bin yıl önce de aşk, kayıp ve özlem vardı; bugün de var. Belki insanlar artık kalın kitapların sayfalarını daha az çeviriyor ama ruhun şiire olan ihtiyacı bitmedi, bitmez. Şiir, bu hızlı çağda insanın durup nefes alabileceği rare anlardan biridir. Hatta bence günümüz insanının durmaya ve dinlenmeye eskisinden çok daha fazla ihtiyacı var.

Hayrettin Erikli: Genç şairlere ve edebiyat yolculuğuna yeni başlayanlara ne söylemek istersiniz?

Etem Sevik: Çok okusunlar ama daha da önemlisi, hayatı samimiyetle yaşasınlar. Yaşanmamış bir duygunun, taklit bir acının şiiri olmaz. Kendi seslerini bulana kadar yazmaktan ve silmekten korkmasınlar. Şiir sabır işidir; bir çiçeğin açmasını beklemek gibidir.

Etem Sevik ile gerçekleştirdiğimiz bu içten söyleşi, şiirin sadece kâğıtta kalmayıp, hayata dokunan canlı bir damar olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Haber Merkezi

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP
300x250r-tüm-haberler-bilesen
300x250r-tüm-haberler-bilesen-2

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.