Gördüğümüz kadarıyla uzun zamandır bu şehirde gazetecilik anlayışı ciddi bir erozyona uğramış durumda. Birileri, kendi kafalarına göre tasarladıkları kurallarla ve olmayan kanunların gölgesine sığınarak akla hayale gelmeyecek yorumlar yapıyor. Kendilerini “aslolan benim” imajıyla etiketlemeye çalışan bu zihniyet; kendisinden ve kendi görüşünden olmayanları kötülemeyi, hatta aşağılamayı meslek edinmiş durumda.
Bu ayrıştırıcı anlayışın ilk adımı olan gruplaşmalar; dernek, birlik ya da cemiyet adı altındaki bölücü hareketler ne yazık ki kamu imkânlarıyla da destekleniyor. İşin acı tarafı, basının evrensel ilkelerini ve gerçek basın mensuplarını kapsayan, onları destekleyen tek bir sağlıklı adım dahi atılmıyor.
Kendi derneklerinden olmayanların arkadaşlıklarının dahi yapmacık ve sahteleştiği bir ortamda; “gazeteci”, “hakiki gazeteci” veya “en hakiki gazeteci” kavramları ayyuka çıkmış vaziyette. Neredeyse insanlara öz mü üvey mi olduklarını belirten nüfus kâğıtlarının dağıtıldığı bu düzen, birilerinin “pasta paylaşımı” konusundaki kaygılarına haklılık payı çıkarıp ekmeklerine yağ sürüyor.
Halk arasındaki tabiriyle “dünyanın eşek zamanında”, yan mahalleden dahi haberi olmayan insanların arasından sıyrılıp kendisini bu ulvi görevin neferi sayan ve bunu layıkıyla yapmaya çalışanlarımızın sayısı, ne yazık mevcuttur ki tek bir elin parmaklarını geçmiyor.
Öte yandan, teknolojinin ve güncellenen dünyanın hızına ayak uydurmak konusundaki sıkıntılarımız ortada. Yapay zekâ gibi bir nimetin varlığı sayesinde elinde akıllı telefonu olan her vatandaşın adeta birer gazeteciye dönüştüğü, olayın boyutunun anında sosyal medyaya yansıdığı günümüzde; bu işten haksız nemalananların ve “pabucumuz dama atılacak” diye korkanların telaşına hak vermemek elde değil! Zaten işini doğru düzgün yapamayan ama adı bu meslekle anılanların korkusu tam da bundan kaynaklanıyor.
Kutsal sayılan bu mesleği; insanları ve hatta kamu düzenini tehdit, şantaj ve şahsi çıkar aracı olarak gören zihniyetlerin, Erzurum gibi gelişmekte olan bir şehirde nasıl baş tacı edildiğini endişe ve üzüntüyle izliyoruz. Bu haklı üzüntümüze şahitlik edecek pek çok adli vaka, kayıt ve yaşanmış tecrübe de elimizde mevcuttur.
Bu yaranın her gün ivedilikle kaşınması, kabuk bağlamasına izin verilmemesi ve birilerinin tekerine çomak sokulmaması adına kurulan bu sözde derneklerin kamu eliyle yaşatıldığını açıkça belirtmiştik. Ancak bu tür adımların, işin okulu sayılan kurumlarda da kabul görmesi ve akademik unvan taşıyan bazı isimler tarafından kendi bakış açıları doğrultusunda korunması bizler için ayrı bir hayal kırıklığıdır.
Daha birkaç gün önce Ankara’da düzenlenen bir iletişim sempozyumundaki fotoğraf; o fotoğrafta yer alan dekan hocamızın uzun süredir yürüttüğü ayrıştırıcı yaklaşım ve sonrasında yaşananlar, konuya dair tespitlerimizin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha ispatlamıştır.
Son aylarda şehrimizde yaşanan, özellikle bazı kamu kurumları ile bazı akademisyenlerin çanak tuttuğu bu ayrımcılık adımlarının varacağı noktayı esefle takip ediyoruz. Gazeteciliği kendi dar pencerelerine göre tanımlayan bu kariyer sahiplerinin dahi kendi aralarında ayrılığa düştüğü bir ortamda; sahada bilfiil emek verenlerin yok sayılmasına, görmezden gelinmesine karşı verilen bu savaşa akıl erdirmek mümkün değildir.
Bu güzide mesleği birilerinin “değnekçiliği” olarak yapanların dümeninde olduğu bu gemi daha ne kadar su üstünde kalır bilinmez… Ancak bildiğimiz tek bir şey var: Yaşanan bu kayıkçı kavgaları, tamamen pasta dağılımındaki pay kapma yarışından ibarettir.
Yoksa bu işi gerçekten mesleği, onuru ve görevi olarak yapanların rotasında en ufak bir sapma dahi yoktur!
Hakan Dikmen
İletişim ve Gazetecilik Uzmanı
Gazeteci | Köşe Yazarı
GENEL
31 Temmuz 2026GENEL
31 Temmuz 2026SİYASET
31 Temmuz 2026GENEL
31 Temmuz 2026GENEL
31 Temmuz 2026GENEL
31 Temmuz 2026EĞİTİM
31 Temmuz 2026
1
Başkan Aydın: Enerjimizi Adıyaman için harcıyoruz
32009 kez okundu
2
SANKO Üniversitesi kompozisyon yarışması düzenlendi
25316 kez okundu
3
Yeniden Refah’tan dikkat çeken Soylu-Özdağ çağrısı
14829 kez okundu
4
Sivas’ta on binler Doğu Türkistan ve Filistin için ayakta
13235 kez okundu
5
Adıyamanlılar ADVAK’ta Bayramlaşacak
12593 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.