Abdurrahman Akçal, Yamanhaber.com.tr’deki köşe yazısında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından açıklanan 2025 yılı gelir vergisi rekortmenleri ile vatandaşların tüketim, maaş, akaryakıt ve faturalar üzerinden ödediği vergileri karşılaştırmalı olarak değerlendirdi.
Akçal, yazısına Nasreddin Hoca’nın “Parayı veren düdüğü çalar” fıkrasıyla başlayarak vergi-vatandaş ilişkisini ironik bir dille ele aldı.
Akçal, “Bizim vergi hikayemizde fıkra biraz değişmiş durumda. Parayı vatandaş veriyor, düdüğü kimin çaldığı ise zaman zaman pek belli olmuyor” dedi.
VERGİ REKORTMENLERİ LİSTESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Gelir İdaresi Başkanlığının 2025 yılı vergi rekortmenleri verilerini aktaran Akçal, listenin ilk sırasında 2 milyar 991 milyon 536 bin 760 liralık gelir vergisiyle Selçuk Bayraktar’ın bulunduğunu belirtti.
Akçal, Haluk Bayraktar’ın 2 milyar 502 milyon 27 bin 660 lirayla ikinci, Mustafa Rahmi Koç’un ise 830 milyon 795 bin 72 lirayla üçüncü sırada yer aldığını hatırlattı.
Rakamların büyüklüğüne dikkat çeken Akçal, vatandaşın günlük hayatta ödediği daha küçük tutarlı vergilerin toplam yükünün çoğu zaman gözden kaçtığını ifade etti.
AKÇAL: LİSTEDE SELÇUK BAYRAKTAR VAR, PEKİ EBZER EMMİ NEREDE?
Vergi Uzmanı Ozan Bingöl’ün vergi rekortmenleri listesine ilişkin değerlendirmelerine de yer veren Akçal, ilk 100 gelir vergisi rekortmeninin 78’inin isminin açıklanmasını istemediğini belirtti.
Akçal, asıl görünmeyen kitlenin maaşından vergi kesilen, akaryakıt alan, cep telefonu kullanan, alışveriş yapan ve faturalarını ödeyen milyonlarca vatandaş olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Yani bir tarafta adı soyadı yazılı rekortmenler var. Öbür tarafta adı hiçbir listede yazmayan milyonlar. Adıyaman’da sabah kepengini açan esnaf mesela. İşe gitmek için aracına yakıt alan memur. Markette çocuklarının beslenmesi için peynir, süt, meyve alan anne. Telefonuna kontör yükleyen genç. Doğal gaz, elektrik, su, internet faturalarını masanın üzerine dizip hangisini önce ödeyeceğini düşünen emekli.”
VERGİYİ SADECE KAZANIRKEN DEĞİL, YAŞARKEN ÖDÜYORUZ
Akçal, vatandaş açısından vergi yükünün önemli bölümünün günlük tüketim sırasında ortaya çıktığını belirterek KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilere dikkat çekti.
2025 yılı gerçekleşme verilerine ilişkin hesaplamalarda dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki payının yaklaşık yüzde 62,4 olduğunu belirten Akçal, KDV gelirlerinin toplam vergi gelirlerindeki payının ise yaklaşık yüzde 29,7 olduğunu aktardı.
Akçal, vergi sisteminin vatandaşın yalnızca kazancıyla değil harcamalarıyla da doğrudan ilişkili olduğunu belirterek yazısında şu ifadeleri kullandı:
“Başka bir ifadeyle devlet yalnızca ‘Ne kadar kazandın?’ diye sormuyor. ‘Ne aldın?’, ‘Ne sattın?’, ‘Ne içtin?’, ‘Ne kullandın?’, ‘Araban var mı?’, ‘Telefon kullanıyor musun?’, ‘Yakıt aldın mı?’ diye de soruyor. Tabii bu soruları kelimelerle sormuyor. Kasada soruyor. Pompada soruyor. Faturada soruyor. Maaş bordrosunda soruyor.”

ADIYAMAN’DA 13,3 MİLYAR LİRAYI AŞKIN VERGİ TAHSİL EDİLDİ
Yazısında Adıyaman’a ilişkin verileri de paylaşan Akçal, Gelir İdaresi Başkanlığının 2025 yılı sonu il bazlı genel bütçe vergi gelirleri tablosuna göre kentte yaklaşık 17,23 milyar lira vergi tahakkuk ettiğini, 13,33 milyar liradan fazla verginin ise tahsil edildiğini belirtti.
Selçuk Bayraktar’a tahakkuk eden yaklaşık 2,99 milyar liralık gelir vergisi ile Adıyaman genelindeki vergi tahsilatının farklı kategoriler olduğunu özellikle vurgulayan Akçal, teknik olarak iki rakam üzerinden doğrudan bir rekortmenlik karşılaştırması yapılamayacağını ifade etti.
Akçal, buna karşın Adıyaman’daki ekonomik hayatın oluşturduğu vergi büyüklüğünün dikkat çekici olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Adıyaman’ın esnafı, işçisi, memuru, çiftçisi, işletmesi, tüccarı, emeklisi ve tüketicisi tarafından oluşan ekonomik hayatın içinden devletin kasasına bir yılda 13,3 milyar lirayı aşan vergi girmiş.”
DEPREM SONRASI ADIYAMAN VURGUSU
Akçal, söz konusu verginin 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan Adıyaman’da tahsil edildiğine dikkat çekti.
“Evi yıkılanın yeniden ev kurduğu, iş yeri yıkılanın yeniden kepenk açmaya çalıştığı, konteynerden dukkana geçmenin bile başlı başına ekonomik mücadele olduğu bir şehirden” ifadelerini kullanan Akçal, vergi yükünü kentin deprem sonrası ekonomik koşulları üzerinden değerlendirdi.
AKÇAL KENDİ VERGİ REKORTMENLERİ LİSTESİNİ SIRALADI
Akçal, yazısında ironik bir “vergi rekortmenleri listesi” de oluşturdu.
Listenin ilk sırasında sabah dükkanını açan esnafa, ardından traktörüne mazot koyan çiftçiye, maaşı eline geçmeden vergisi kesilen çalışana, okul alışverişi yapan aileye, yakıt alan vatandaşa, telefon faturası ödeyen gence, markette fiyatları karşılaştıran emekliye ve deprem sonrası işini yeniden kurmaya çalışan küçük işletmeciye yer verdi.
Akçal, listenin sonunu ise “Aslında hepimiz” sözleriyle tamamladı.
AKÇAL: MESELE VERGİNİN NE KADAR ADİL DAĞITILDIĞI
Verginin kamu hizmetlerinin finansmanındaki önemine de değinen Akçal, tartışılması gereken konunun vergi vermek değil, vergi yükünün toplum kesimleri arasında nasıl dağıldığı olduğunu ifade etti.
Akçal, şu değerlendirmede bulundu:
“Kimden ne kadar vergi alındığı, verginin ödeme gücüne göre ne kadar adil dağıldığı ve toplanan paranın vatandaşa nasıl geri döndüğüdür. Çünkü zenginin de fakirin de market kasasında aynı KDV oranıyla karşı karşıya kaldığı bir düzende oran eşit olabilir ama yük eşit değildir.”
Akçal, bin liralık bir harcamanın farklı gelir gruplarındaki vatandaşlar açısından aynı ekonomik ağırlığı taşımadığına işaret ederek vergi adaletinin bu noktada tartışılması gerektiğini belirtti.
GERÇEK VERGİ REKORTMENİ ADIYAMANLILARDIR
Yazısının sonunda resmi vergi rekortmenleri listesine itiraz etmediğini belirten Akçal, Selçuk Bayraktar, Haluk Bayraktar ve Rahmi Koç’un gelir vergisi rekortmenleri olduğunu ifade etti.
Ancak vatandaşların günlük yaşam içerisinde sürekli vergi ödediğine dikkat çeken Akçal, yazısını şu ifadelerle tamamladı:
“Türkiye’nin gelir vergisi rekortmeni Selçuk Bayraktar olabilir.
Ama hayatın vergisini ödeme kategorisinde gerçek rekortmen, Adıyamanlılardır.
Hem de isimlerini gizlemeden.
Çünkü onların adı zaten market fişinin üzerinde yazmıyor.
Ama ödedikleri vergi, fişin en altında mutlaka yazıyor.
Nasreddin Hoca’nın hesabına dönersek…
Parayı veren düdüğü çalardı.
Bizim vatandaş yıllardır parasını veriyor.
Artık sormaya hakkı var:
Düdük nerede?”
Kaynak : PERRE

GENEL
13 gün önceGENEL
14 Ağustos 2026GENEL
14 Ağustos 2026SİYASET
14 Ağustos 2026GENEL
14 Ağustos 2026GENEL
14 Ağustos 2026GENEL
14 Ağustos 2026
1
Başkan Aydın: Enerjimizi Adıyaman için harcıyoruz
32045 kez okundu
2
SANKO Üniversitesi kompozisyon yarışması düzenlendi
25356 kez okundu
3
SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde Hemşirelik Haftası kutlandı
20537 kez okundu
4
Yeniden Refah’tan dikkat çeken Soylu-Özdağ çağrısı
14863 kez okundu
5
Milletvekili Tutdere’den Bakan Soylu’ya Çağrı: Çiftçinin ekmeğinden elini çek
13501 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.