• HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER
Gücün ihtişamında Boğulmak

Gücün ihtişamında Boğulmak

Güç, insanoğlunun hükmetme tutkusuna kapıldığı en tehlikeli sınavlardan biridir.

ABONE OL
16 Ağustos 2026 15:44
Gücün ihtişamında Boğulmak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Güç, insanoğlunun hükmetme tutkusuna kapıldığı en tehlikeli sınavlardan biridir. Yüce Yaratıcı’nın kullarına bir emanet ve adalet vesilesi olarak sunduğu irade, nefsin kibir zindanında bir tahakküm zırhına dönüştüğünde insan kendi hakikatine körleşir. Muktedir, elindeki güç İle yeryüzüne ebedi bir saltanat kurabileceğine sanır.

Emaneti ehline vermeyip, gücü bir zülüm kamçısına çevirenler, aslında başkalarını değil, ahiretlerini ve insani cevherlerini heder ederler.

Güç, toplumsal sözleşmenin ve kolektif iradenin insana emanet ettiği sistematik bir işlevdir; fakat zihin bu işlevi kişisel bir ayrıcalık zanneder, onu toplumun düzenini ve refahını sağlayan bir denge unsuru olarak değil de alt sınıfları ve muhalif sesleri bastıran bir silaha dönüştürür. Bu dönüşümde sistem kendi meşruiyetini kemirmeye başlar.

“Elimizde güç var diye, insanlar üzerinde baskı kurmak Müslümanlığa da insanlığa da yakışmaz. Bırakalım herkes düşündüğünü, küfür ve hakaret olmadığı sürece, korkusuzca rahat bir şekilde söylesin, yazsın. İçlerinden hayırlı bir şeyler söyleyenler mutlaka çıkacaktır. Büyüklerimiz, fikirlerin çarpışmasından hakikat doğar, demişler. İnsanlar fabrika mamulü değil ki yeknesak olsun! Allah her bir insanı özel yaratmıştır. Kimi yumuşak, kimi sert söyler. Akıllı insanlar nasıl söylendiğine değil, ne söylendiğine bakarlar.”

Erdemli insan, gücü zulmetmek için değil; zulmü engellemek için kullanır.

Gücü bir baskı aracı olarak kullanılanların nasıl lanetle anıldıklarını tarih bize ibretle göstermektedir. Bundan ders alınması gerekir.

Bir gücün büyüklüğü, ne kadar yıkabildiğiyle değil; ne kadar yıkımı önleyebildiğiyle ölçülür. Güç, baskı aracı olarak değil; adaletin emrinde olmalı, hür fikirlerin gelişmesine öncülük etmelidir. İlerleme kalkınma insanca yaşama ancak bu şekilde gerçekleşir.

Nitekim peygamber efendimiz, farklı düşünmek rahmettir, buyuruyor.

Farklı olanı dışlamak, düşman görmek taşralı olma alışkanlığının bir tezahürüdür. Oysa medeni olmak birbirine tahammül etmenin bir gereğidir. Aydın insan farklılıkları tehdit değil bir zenginlik olarak görür. Kendinden olmayana ve kendisi gibi düşünmeyene düşmanlık kolay ve korkakça bir yoldur. Dinin de aklın da bizden beklediği, bizim gerçekleri görme ve anlama cesaretini göstermektir. Bağnaz düşüncelerin dar kalıplarını aşmak zorundayız. Hakikatın peşinde koşma cesaretini gösteremeyenler kaba güce sarılır. Böyle bir bağnazlığın içinde olanlar ne medeni olabilir ne de bir adım ilerleye gidebilirler. Kerameti kendinden menkul görenler, kendi zihinlerinin dar kaliplari içerisinde bocalayıp dururlar. Ne kendileri eder rahat ne de başkalarına verirler huzur!

Mahmut ÖTELEŞ

Eğitimci Yazar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP
300x250r-tüm-haberler-bilesen
300x250r-tüm-haberler-bilesen-2

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.