• HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER
MURAT EKİNCİ

MURAT EKİNCİ

21 Ekim 2023 Cumartesi

İşgal Gazze’de soykırımını sürdürüyor, şehit sayısı 4 bin 385’e yükseldi

İşgal Gazze’de soykırımını sürdürüyor, şehit sayısı 4 bin 385’e yükseldi
1

BEĞENDİM

ABONE OL

İşgalci siyonist rejimin, benzeri görülmemiş bir vahşetle 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye saldırıyor.

Adeta Gazze’de soykırım uygulayan işgal rejimi, kadın ve çocuk demeden canice katliam gerçekleştiriyor.

Camileri, hastaneleri ve okulları hedef alarak büyük bir insanlık ve savaş suçu işleyen işgal rejimi, saldırıların 15’inci gününde de katliamlarını sürdürdü.

Gazze Sağlık Bakanlığının son verilerine göre işgal saldırılarında bugüne kadar 1756’sı çocuk ve 967’si kadın olmak üzere 4 bin 385 Filistinli şehit oldu, 13 bin 561 kişi yaralandı.

Bakanlık, “İşgal, Gazze Şeridi’nde ailelere karşı 550 katliam yaptı, saldırı başladığından bu yana aileler 3 bin 353 şehit verdi. Çok sayıda kişi de halen enkazların altında.” açıklamasını yaptı.

Öte yandan Batı Şeria’da ise işgalci rejim askerleri ile siyonist çetelerin saldırısında da 84 Filistinlinin şehit olduğu belirtildi.

(İLKHA)

Devamını Oku

Filistin için sessiz oturma eylemi

Filistin için sessiz oturma eylemi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Siyonist terör şebekesine karşı HAMAS tarafından başlatılan Aksa Tufanı operasyonunu desteklemek için bir araya gelen Adıyamanlı kadınlar, İHH öncülüğünde , siyonist işgal rejiminin işgal altındaki Filistin topraklarında işlediği katliamlarını lanetlemek için sessiz oturma eylemi gerçekleştirdi.

Adıyaman Halk Kütüphanesi yanında bulunan parkta gerçekleştirilen eyleme katılan kadınlar, amaçlarının Filistin halkının yaşadığı soykırımı uluslararası arenada işlenir bir hale getirmek olduğunu kaydetti.

“Filistinli kadınlar ve çocuklar için buradayız”

Ayşe Tepe, Filistinli kardeşlerinin yanında olduklarını belirterek, “Bugün buraya Filistin’de katledilen kadın ve çocukların sesi olmaya geldik. Filistin’de bir soykırım ve katliam yaşanıyor. Oradaki Müslümanların sesi olma adına burada oturma eylemi gerçekleştiriyoruz. Filistin’in kurtuluşu Müslümanların birlik ve beraberliğinden geçiyor. Bir terör örgütü olan israile tüm dünyanın hep birlikte tepki vermeli gerekiyor.” dedi.

“Filistinli kardeşlerimizin yanındayız”

Oturma eylemine katılan kadınlardan Hatun Keskin, “israilin Filistin’de işlediği soykırımı kınıyoruz. Ne çocuk anıyor ne kadın tanıyor ne yaşlı tanıyor. Bizler Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Bütün Müslüman halkları Filistin’e destek olmaya davet ediyorum. Filistili kadınlara destek olmak için buradayız.” ifadelerini kullandı.

“israil lanetli olduğunu bir kez daha göstermiş”

Siyonist işgalcilerin lanetli bir kavim olduğuna vurgu yapan kadınlardan Songül Aslan, “Burada bulunmamızın sebebi, israilin mazlum Filistin halkına karşı işlediği zulüm ve vahşettir. Hazreti Musa’dan bu yana Allah’ın lanetini üzerine almış bir kavim olarak bugün de lanetli olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Adıyaman kadınları olarak bu lanetli kavmi kınıyoruz. Bugün bu sessiz oturumu gerçekleştirdik. Rabbim muvaffak olmayı ve sesimizi duyurmayı nasip etsin.” şeklinde konuştu.

“Dünyanın buna sessiz kalmasını istemiyoruz”

Fatoş Balkan Çelik ise, “Bugün burada bulunmamızın amacı; israilin kadın, çocuk demeden Filistin’e, Gazze’ye uyguladığı vahşeti zulmü protesto etmektir. Hiçbir şekilde dünyanın buna sessiz kalmasını istemiyoruz. Lütfen herkes duyurabildiği kadar sesini duyursun. Bizlerde iki gün boyunca buradan ayrılmayacağız. israilin Filistin’e uyguladığı zulmü şiddetle kınıyoruz.” dedi.

(İLKHA)

Devamını Oku

Gazze belediyeleri uyarıyor: Yakıtın tükenmesi büyük bir sağlık ve çevre felaketinin habercisidir

Gazze belediyeleri uyarıyor: Yakıtın tükenmesi büyük bir sağlık ve çevre felaketinin habercisidir
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Gazze Şeridi Belediyeler Birliği Başkanı Dr. Yahya Al-Sarrac Gazze’deki Şifa Hastanesi’nin medya merkezinde düzenlediği basın toplantısında, yakıt krizine dikkat çekti.

Gazze Şeridi’ndeki belediyelerin, işgal saldırısının ilk gününden bu yana vatandaşlara tüm sınırlı kapasite ve büyük risklere rağmen hizmet vermek için büyük çaba sarf ettiklerini söyleyen Sarrac, belediyelerdeki acil durum ekiplerinin Gazze Şeridi’ndeki mahallelerden mümkün olduğu kadar fazla su sağlamak, atık toplamak ve kanalizasyonları boşaltmak ve arıtmak için çalıştığını belirtti.

Sarrac, “Üst üste on beşinci gün boyunca devam eden işgal saldırısı, tesis ve hizmetlerde büyük hasara ve elektrik, su ve yakıt kesintilerinin tamamen kesintiye uğramasına neden oldu.” dedi.

Bu hasar ve krizin, belediyelerin sunduğu temel hizmetleri olumsuz ve önemli ölçüde etkilediğini vurgulayan Sarrac, sektördeki tüm belediyelerin elektrik kesintisi ve ciddi yakıt sıkıntısı yaşadığını kaydetti.

Şu anda Gazze ve Kuzey Valiliklerinde yaşayan vatandaşların sayısının bir milyondan fazla olduğunu tahmin ettiklerini söyleyen Sarrac, temel hizmetleri sağlamak için belediyelere ihtiyaç olduğunu belirtti.

Yakıt kıtlığının büyük bir sağlık ve çevre felaketinin ve büyük bir susuzluğun habercisi olduğunu ifade eden Sarrac, yaklaşık 20 kanalizasyon tesisi ve deniz suyu tuzdan arındırma tesisinin çalışmayı durdurduğu ve her bir belediyenin yaklaşık günlük 2 bin ton atık toplamak için yakıt ihtiyacının olduğu konusunda uyardı.

Sarrac, “Elektrik kesintileri ve kanalizasyon tesislerinin işletilmesi için gerekli yakıtın bulunmaması nedeniyle her gün büyük miktarlarda arıtılmamış atık suyun denize sızmaya devam etmesi, sağlık ve çevre felaketinin daha da kötüleşmesine yol açacaktır.” ifadelerini kullandı.

Sarrac, tüm uluslararası kuruluşlara ve insan hakları örgütlerine hızlı hareket etmeleri, yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve su pompalamanın yeniden sağlanması için çalışmaları çağrısında bulundu. Sarrac, ayrıca elektrik tedarikini yeniden başlatmaları ve tüm belediyelerin temel hizmetleri sunabilmesi için temel tesisleri işletmek için gerekli yakıtı sağlamaları çağrısında bulundu.

(İLKHA)

Devamını Oku

Gazze’de yeni doğan bebekler can çekişiyor

Gazze’de yeni doğan bebekler can çekişiyor
1

BEĞENDİM

ABONE OL

İşgalci siyonist rejim, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de vahşi bir şekilde kadın ve çocuk ayırt etmeksizin bombardımanlarını sürdürüyor.

Şu ana kadar 4 bin 300’ü aşkın kişinin şehit olduğu saldırıların yanı sıra işgal rejimi, bölgeye büyük bir ambargo uyguluyor. İşgal rejimi, su ve elektrikleri kesiyor, içeriye yakıtın girmesine izin vermiyor. Bu durum başta hastaneler olmak üzere kritik hizmetler sunan kurumları kapattırıyor.

İşgal ambargosundan etkilenenlerin başında erken doğum ünitelerinde cihazlara bağlı yaşamların sürdüren bebekler geliyor. Onlarca bebek elektrik kesintisi nedeniyle her an hayatını kaybetme riskiyle karşı karşıyla kalmış durumda.

Rehber TV’ye özel açıklamalarda bulundan Gazze Şifa Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Dr. Fadya Malhis, dünya kamuoyuna çağrıda bulundu.

Şifa Hastanesi’nin sadece birkaç saatlik yakıtının kaldığını ifade eden Malhis, enerji kesintisinin devam etmesi durumunda cihazlara bağlı onlarca bebeğin hayatını kaybedeceğini söyledi.

Şifa Hastanesi bebek yoğum bakım ünitesinde açıklamalarda bulunan Malhis, enerjiyle birlikte hastanede mama, ilaç ve temiz su yetersizliği nedeniyle hayati riskin sürekli artığını söyledi.

Cihazların alarm verdiğini ifade eden Malhis, sorunun aşılmaması durumunda çocukların hayatını kaybedeceği uyarısında bulundu.

(İLKHA)

Devamını Oku

Bakan Fidan: “İsrail, Gazze’de 2 milyon insanı açık hava hapishanede tutmakta”

Bakan Fidan: “İsrail, Gazze’de 2 milyon insanı açık hava hapishanede tutmakta”
1

BEĞENDİM

ABONE OL

İsrail’in Gazze’ye yönelik arttırdığı bombardıman 15. gününde devam ederken Mısır’ın ev sahipliğinde Gazze için Kahire Barış Zirvesi düzenleniyor. Başkent Kahire’de yapılan zirvede, Türkiye’yi Dışişleri Hakan Fidan temsil ediyor. Zirvede konuşan Fidan, “Filistin’deki durum hep trajediydi ama katliama dönüştü” dedi. İsrail’in insan hayatına karşı gerçekleştirdiği saldırıların bir bahanesi olamayacağını dile getiren Hakan Fidan, “Tereddütsüz olarak sivillerin öldürülmesini kınıyoruz. Uluslararası toplum verdiği mesajların ve hareketlerinin ne kadar kritik olduğunun farkında olmalıdır. Kendisine gerçekleştirilen saldırıları, Filistinlilere yönelik korkun bir öfke ortaya koymak için açık bir çek olarak görmemelidir” ifadelerini kullandı.

İsrail, Doğu Kudüs’te ve Batı Şeria’da yapmış olduğu yerleşim politikaları ile birlikte orada yaşayan Filistinlilerin haklarına tecavüz etmektedir. Terörle mücadele çerçevesi veya maskesi altında bunu yapmaktadır. İsrail, Filistinlilerin çektiği acıları normalleştirmeye çalışmaktadır. Biz buna asla diyoruz. Ne Filistinliler için ne de bir başkası için. Bu kriz, coğrafi tırmanışlarla birlikte global olarak etkilerini gösterebilir. Ancak biz kalıcı bir barış istiyoruz. Gerçekten tarihi bir dönemeçteyiz. Filistinlilerin acılarının devam etmesine asla izin vermeyeceğiz.

Hastaneler, siviller ve ibadet merkezlerine yönelik saldırıların durdurması gerektiğini kaydeden Fidan, “İsrail’e verilen sonsuz destek, gerçek dışı planlar Filistinlinler göz ardı edilmesine yol açmaktadır. Böylesine hataların devam ettirilmesi mevcut uluslararası toplumun böyle temel sorunlara çözüm getiremeyeceği açıktır. Bu sadece evrensel değerlerimizin zayıflatılması ve gerçeklerin çarpıtılması anlamına gelecektir. Şimdiye kadar İsrail, sistemi hatalardan faydalanmıştır” açıklamasını yaptı.

Bakan Fidan açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Hem Batı Şeria hem Gazze’de sivillere karşı suçlar işlemekte yasadışı yerleşimler inşa edilmekte. İsrail, Gazze’de 2 milyon insanı, insan yaşamına uygun olmayan bir bölgede açık hava hapishanede tutmakta ve bunu terörizme karşı savunma olarak adlandırmaktadır. Filistinlilerin acılarının devam etmesine asla izin vermeyeceğiz. Filistinliler için ne de başkası için bu tarz suçlara göz yummayacağız. Eğer bu devam edecek olursa coğrafi bir tırmanışla küresel istikrar ve barışı da tehdit edecek. Adil ve sürdürülebilir bir barış için de yol ayrımında bulunuyoruz. Doğru adımları atmamız gerekiyor. Bunun için Türkiye olarak saldırıların sona erdirilmesi ve insani yardımın şartsız olarak Gazze’ye ulaştırılması çağrısında bulunuyoruz. İki devletli çözümle sonuçlanacak müzakerelerin ve sürecin derhal yeniden canlandırılmasını istiyoruz. 1967 sınırlarında başkent doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafi bütünlüğü olan bir Filistin sadece barış için değil hem bölgesel hem uluslararası istikrar için şarttır. Tabii bu şartlar yeterli değil. Anlaşma ötesine geçmemiz ve bu vizyon somut adımlar atmamız gerek. Yeni bir garanti mekanizması tasarlanıp hayata geçirilmeli. Tarafların adil bir barış için attığı adımların yeni mekanizma ile garanti edilmesi gerek. Türkiye bu konsept için adım atmaya adil ve güvenli bir gelecek için üzerine düşenleri yapmaya hazırız”.

(İHA)

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.