• HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER
Şener Mengene

Şener Mengene

13 Ekim 2025 Pazartesi

BİLGİYİ KULLANMAK

BİLGİYİ  KULLANMAK
0

BEĞENDİM

ABONE OL

► Hep duyarız, Bilgi toplumu, Bilgi çağı v.b diye.

Ama hiç durup düşünüyor muyuz? Bilgi nedir? Nasıl Kullanılır? Ne işe yarar?

► Marangozluk eğitimi, bilgisi ve tecrübesi olmayan bir kimseye, çok kıymetli ahşap malzeme, tahta, kereste v.b verseniz. Bunları işleyip mobilya v.b değerli eşya yapabilir mi?

► Aynı şekilde, doğru bilgiyi yanlış bilgiden ayıramayan, bilgileri analiz edemeyen, sınıflandıramayan, bunları akıl, mantık ve ahlak terazilerinde tartamayan, öncelik ve önem sırasına koyamayan, bilgileri birleştirip yeni bilgiler üretemeyen insanlar da bilgiyi işlemesini bilmedikleri için ondan faydalanamaz, başkalarını da faydalandıramazlar.

► Bilgiyi, faydalı olacak şekilde işleme becerisine Akıl dense yanlış olmaz. Bu sebepledir ki, doğru bir eğitim sistemi, gençlere bilgi pompalamak değil bilgiyi kullanmasını öğretmek üzerine kurulur. Aklın en önemli parçası ilim, ilmin en önemli parçası ise düşünce ve tefekkürdür. Gençlere düşünmesini öğretmeyen bir eğitim sistemi, ezberci, taklitçi, montajcı, ithalatçı, borç alan nesiller yetiştirir.

► Bugün maalesef, üniversitelerimizde örneğin mühendislik fakültelerinde “tasarım mühendisliği”, “imalat mühendisliği”, “test mühendisliği” gibi dersler ve bunların uygulama ve laboratuvarları yoktur. Belli bir amaca yönelik cihaz, alet ve sistemleri bir yerden kopya etmeden, tasarlayıp, üretip, test etmesini öğrenemiyorlar. İş hayatında da durum böyle olduğu için, ihtiyaç duyulan cihaz ve malzeme için hemen ve öncelikle yurt dışından tedarik gündeme gelmektedir. Halbuki bunlar yurt içinde yapılsa, yapılabilse, bizim milyarlarca dolar borcumuz olmaz, belki ihracat yapar ve dış ticaret açığı yerine fazlamız olurdu. Aynen Almanya, Japonya, Kore, Çin gibi. Bu durum hangi yöneticimizi rahatsız ediyor? Bunu düzeltmek için herhangi bir plan, program veya istek var mıdır?

Ayrıca, neden bizim eğitim, özellikle yüksek eğitim sistemimiz böyledir? Yabancılar böyle olmasını istediği, böyle kurulduğu ve böyle devam ettirildiği için mi?

► Biz bir deprem ülkesiyiz. Modern, depreme dayanıklı yüksek binalarda kullanılması zorunlu olması gereken ‘deprem amortisörleri’ tasarlayan, üreten ve test eden kaç tane üniversitemiz, araştırma enstitümüz, fabrikamız var? Bunların çalışmalarını en kısa zamanda sanayileştirme ve üretime dönüştürme istek irade, gayret, plan ve projelerimiz var mı?
Bir araştırma enstitüsü, araştırma yapan bilim adamına ceza keser mi?

► Bu amortisörleri yüksek maliyetlerle ithal edersek inşaat maliyetlerimiz artmaz mı?

“Düşündüğün şeye bak, nasıl olsa faizli kredilerle yapılan binaların maliyeti zaten yüksek, bir de amortisör mü koyalım? Eskiden amortisör mü vardı? “ mı dediniz?

Deprem öyle düşünmüyor? Size o takmadığınız amortisörün bedelini 10 binlerce can kaybı ile ödetir. O zaman da, geçmiş depremlerde olduğu gibi “ne yapalım insanlar ölmüşse? kader bu” mu diyeceksiniz?

Ya da “şimdi gündemimiz başka. Ortalık karışık. Depremle filan uğraşamayız. Hele bir deprem olsun ondan sonra bakarız.” Deyiniz. Yakışır.

Zamanında tedbir almayan toplumların başına felaketler gelmez. Onların felaketi kendileridir.

► Yukarıda, bilgiyi kullanmak için Akıl gerekir demiştik. Aklın en önemli ilk unsuru İlim ise ikincisi Ahlaktır. Yani insanların emanet ettiği devleti, yetkiyi, bütçeyi Allahın CC rızasına uygun, insanların güvenliği, sağlığı ve huzuru için kullanmak. Deprem amortisörü konusuyla, arama kurtarma ekip ve techizatıyla, orman yangınları için yangın söndürme uçakları ve diğer gerekli alt yapı ile, sanayideki tasarım, üretim ve test mühendisliği problemleri ile, üniversitelerin acınası durumu (ilk 800 de yokuz) ile ve daha bunlara benzer yüzlerce mesele ile gereği gibi ilgilenmek, bunları dert edinmek ve çözüm arayıp bulmak için gerekli olan Ahlak.

İnancın gereği olan, Allaha CC saygı demek olan Ahlak.

KAYNAK : (PROF.DR. MİRZAHAN HIZAL)