21 Eylül 2026 Pazartesi
İşgal Gazze'de soykırımını sürdürüyor, şehit sayısı 4 bin 385'e yükseldi
HER YAŞAM DENEYİMİ BİZLERİN AKIL YOLUNA IŞIKTIR
Ücretsiz Wi-Fi Sekiz Noktada Hizmette
ALKAYIŞ VE YAKLAŞAN SEÇİMLER
Özhan’dan yeni yasama yılı mesajı: ‘Adıyaman’ın yeniden inşası için çalışacağız’
GÖLGE SAVAŞLARI- DEPREMLER, YANGINLAR, FELAKETLER
Galatasaray’da işler her ne kadar kötü gidiyor gibi gözükse de, mili ara öncesi puan durumu hiç de öyle demiyor.
Evet Galatasaray defansı şu ana kadar evlere şenlik.
6 haftada 10 gol yenmiş.
Bu durumu sadece defans oyuncularına bağlayamayız.
Büyük umutlarla transfer edilen Leroy Sane ve son transfer Rafael Leao özellikle Leroy Sane geldiği günden beri Galatasaray’a katkı sağlamadı.
Bir önceki yazımda da bundan bahsetmiştim. Okan Buruk’un Leroy Sane ısrarını anlamıyorum diye.
Yine daha önce Galatasaray’a transfer edilen Wilfried Zaha vardı, Leroy Sane de bu oyuncunun kaderini yaşıyor.
Rafael Leao için yorum yapmak belki erken olur ama ben Rafael Leao’nun da Galatasaray’a katkı sağlayacağını düşünmüyorum.
Dikkat edin bir oyuncu transfer olmadan önce sosyal medyada geleceği çok konuşuluyorsa, o transfer genelde tutmuyor.
OKAN BURUK MESELESİ
Yazının başında Galatasaray puan durumunda iyi demiştim.
Okan Hoca ile ilgili birçok eleştiri var.
Son kaybedilen Trabzonspor maçı sonrası da bu eleştiriler haklı olarak arttı.
Yine daha önceki yazılarımda da bahsetmiştim.
Okan Hoca Galatasaray’da birçok başarı elde etti ve doydu.
Hem Okan Buruk hem de Galatasaray için en hayırlısı Buruk’la yolların ayrılması.
Galatasaray’a transfer olduğundan beri, pek varlık gösteremeyen Leroy Sane, Sporting maçında da yine kayıplardaydı.
Sane’nin iyi oynadığı maç sayısı 3’ü 5’i geçmez.
Okan Hoca’nın gördüğü, taraftarın göremediği ne var da hoca Sane’de inat ediyor.
“Çok para verdik oynatalım” mantığıysa bu çok saçma.
Süper Lig maçlarında yoksun.
Şampiyonlar Ligi’nde yoksun.
Ayağına her gelen topu eziyorsun.
Sürekli sağdan sola katetmekten başka bir meziyetin yok.
Topla yaptığın her hareket aynı, rakip oyun tarzını ezberlemiş.
Uzun uzun yazmaya da gerek yok, Sane’den artık olmaz.
Hatta Sport1 yayınında konuşan eski teknik direktör Peter Neururer’de bunu anlamış olacak ki Sane için milli takıma çağrılmaması gerektiğini, milli takım kapılarının Sane’ye kapandığını ifade etmiş.
Almanlar vazgeçmişken Okan Hoca’nın da artık vazgeçmesi lazım.
Yaklaşık birkaç aydır konuşulan bir konu var: Kademeli emeklilik.
Sosyal medyanın gündeminden neredeyse hiç düşmedi.
Bunu fırsat bilen internet siteleri ve gazeteler “reyting” ve “tık” uğruna sabah-akşam “kademeli” haberleri girmeye başladı.
Hal böyle olunca haklı olarak EYT’yi kaçıran vatandaşta bir heyecan başladı.
Şu bir gerçek ki bir günle 17 yıl çalışmak, akranınızla aranızda yıllarca farkın olması kabul edilir değil.
Kademeli emeklilik daha çok konuşulur, hatta yılbaşı sonrası durum netleşir.
Milyonlarca insan bunu seçim kozu olarak da kullanacaktır.
LİGDE ŞAMPİYONLUK YETMİYOR
Türk takımları arasında Avrupa’da en başarılı olmuş takım kuşkusuz Galatasaray.
Ligde son 4 sezonun şampiyonu, bunu yıllar önce de 1996-2000 yılları arasında da başarmıştı.
UEFA Kupası, Süper Kupa derken aradan geçen 26 yılda Avrupa’da tekrar başarı gelmedi.
Ligde istediğiniz kadar şampiyon olun, bir yerden sonra bunun tadı kalmıyor.
Galatasaray taraftarı Avrupa’da yeni başarılara aç.
İsterseniz 5 sene üst üste şampiyon olun, inanın bir tadı yok.
Tabii yıllarca şampiyon olamayan takımlar için bunu söylemek de doğru değil, çünkü ligde şampiyonluğa açlar.
Sular duruldu, gemi karaya yanaştı…
Sancılı bir sezon geride kaldı ve Galatasaray üst üste 4, toplamda 26. şampiyonluğuna ulaştı. Tebrik ederim.
Herkes bu şampiyonluk futbolculara yazar desede ben öyle düşünmüyorum.
Bu şampiyonluk başta ultrAslan tribün lideri Sebahattin Şirin olmak üzere taraftara yazar.
Sebahattin Şirin’in her maç öncesi sosyal medyadan “kenetlenme” çağrısı yapması.
Son oynanan Fenerbahçe maçında adeta 12. adam olup tribünlerin rakibe baskı yapmasını sağlaması.
Ve Kemerburgaz’a gidip futbolcularla bir araya gelmesi. Adeta bir yönetici gibi davranması hatta takıma bazı yöneticilerden daha faydalı olması.
Takımın deplasmanda zorlanması fakat iç sahada coşması.
Sebahattin Şirin’in Galatasaray’a sağladığı destek bunlarla bitmez.
Tribünleri yönetmek kolay iş değil. Organizasyon ve ful konsantrasyon gerekir. Binlerce insanı “tek ses” haline getirmek herkesin de harcı değil, bunlar emek ister.
Yaklaşık 12 yıldır şampiyonluk hayaliyle yanıp tutuşan Fenerbahçe, oynadığı futbolla taraftarını ümitlendiriyor.
Sayısız transfer ve başkan değişimine rağmen, bir türlü mutlu sona ulaşamayan sarı-lacivertliler, bu sezon şeytanın bacağını kıracak gibi. En azından taraftarın gözünde durum bu.
Durum her ne kadar “pembe tablo” gibi görünse de Galatasaray diye de bir gerçek var.
Şu an ligin lideri olan “cimbom” Avrupa’da da yoluna devam ediyor.
Tekrar Fenerbahçe’ye dönecek olursak ben, Fenerbahçe’nin sezonu 2. tamamlayacağını düşünüyorum. Kanarya genelde iyi gidip sezon sonlarına doğru “büyük takım” olgusundan kopuyor.
Henüz erken de olsa, Galatasaray bu sezon da şampiyonluk olur. Büyük takım dinamikleri Galatasaray’ın genlerinde var.
BEŞİKTAŞ TOPARLAR MI?
Ligin 22. Haftasını bitirirken, Beşiktaş 5. sırada ve yeni transferler takıma oturmuş görünüyor.
Beşiktaş’ın şampiyon olma şansı çok az ve ligi ilk 5’te bitirirse bana göre büyük başarı.
Tabii takım 5. olunca, sezon sonu Sergen Yalçın kalır mı bilinmez.
Yazımı bitirirken, tekrar bağlığa vurgu yapayım.
Fenerbahçe için her sezon hayaller şampiyonluk ama gerçekler hep ikincilik.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.