Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, “Epstein dosyas”nı modern dünyanın ahlaki iflası olarak değerlendirdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, “Epstein ismi, bireysel bir suçun ya da kişisel bir sapkınlığın ötesinde modern dünyanın hangi noktaya sürüklendiğini, ahlaki çürümenin nasıl kurumsallaştığını ve küresel güç ilişkilerinin nasıl bir dokunulmazlık zırhı ürettiğini gösteren karanlık bir aynadır.
Bugün dünya, pek çok konuda yüksek sesle tepki verebilen, meydanları doldurabilen, kampanyalar başlatabilen bir refleks kabiliyetine sahiptir.
Ancak söz konusu olan çocukların sistematik istismarı, insan onurunun en dip seviyede çiğnenmesi ve bunun arkasındaki elit ağlar olduğunda, aynı dünya derin bir sessizliğe gömülmektedir.
Bu sessizlik, cehaletten değil; bilerek, isteyerek ve çıkar hesaplarıyla üretilmiş bir suskunluktur.” dedi.
Aydın, “Epstein dosyası, küresel ahlaki çifte standardın belgesi olarak okunmalıdır. Bu insanlık dışı düzenin merkezinde yer alanların önemli bir kısmının hâlâ ekonomik, siyasi ve kültürel karar mekanizmalarında etkili olmaya devam etmeleri insanlık adına ürkütücüdür. Burada durup sormak gerekir: eğer dünya, başka meselelerde sergilediği hassasiyetin onda birini bile bu konuda göstermiyorsa, sorun yalnızca faillerde midir, yoksa medeniyet iddiasının kendisi mi çürümüştür?
Bu noktada açık bir gerçek vardır: Ahlaki erozyon tesadüfi değildir. Değerlerinden kopmuş, maneviyatı ‘geri kalmışlık’ olarak yaftalamış, kutsalı alaya alan ve sınır tanımazlığı özgürlükle karıştıran bir zihniyetin vardığı yer burasıdır. Çocukların meta haline getirildiği, insan bedeninin pazara sürüldüğü, gücün hukukun önüne geçtiği bir düzen; “medeniyet” değil, yalnızca sofistike bir barbarlıktır.
Nitekim Kur’an, bozulmayı ‘ıslah’ diye sunan bu zihniyeti asırlar öncesinden teşhir eder: ‘Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler. Bilin ki asıl bozguncular onlardır; fakat bunun farkında değildirler. (Bakara Suresi, 11–12)’ Bugün bizlere düşen görev, sadece eleştirmek değil; kendi değer dünyamıza yeniden sarılmaktır. Manevi ilkeler, toplumları ayakta tutan süsler değil; bağımsızlığın, adaletin ve insan onurunun sigortasıdır.” dedi.
Değerlerini kaybeden toplumların uzun süre ayakta kalamayacağını belirten Aydın, “Değerlerini kaybeden toplumlar, bir süre ekonomik ya da askeri olarak ayakta kalabilir; fakat uzun vadede iradelerini, yön tayin etme kabiliyetlerini ve nihayetinde geleceklerini kaybederler.
Epstein vakası bize şunu hatırlatmalıdır: Güçle ahlak arasındaki bağ koptuğunda, ortaya çıkan şey ilerleme değil; organize kötülüktür. Ve bu kötülük, ancak güçlü bir değer bilinciyle ve sahici bir vicdanla durdurulabilir.
Bugün dünya büyük bir yol ayrımındadır. Ya çürümüşlüğü normalleştiren bu sessizliğe ortak olunacak, ya da insan onurunu merkeze alan yeni bir ahlaki diriliş inşa edilecektir. Bu tercih, sadece küresel elitlerin değil; her toplumun, her ailenin ve her bireyin önünde durmaktadır.
Ve belki de en hayati soru şudur: İnsanlık, ardında küresel bir güç mirası mı bırakacak; yoksa parıltılı görünen ama içten içe çürümüş bir enkaz mı?” dedi.
Haber Merkezi


GENEL
6 gün önceEĞİTİM
20 gün önceEKONOMİ
20 gün önceGENEL
20 gün önceDİĞER HABERLER
20 gün önceGENEL
20 gün önceASAYİŞ
20 gün önce
1
Başkan Aydın: Enerjimizi Adıyaman için harcıyoruz
31817 kez okundu
2
SANKO Üniversitesi kompozisyon yarışması düzenlendi
25104 kez okundu
3
SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde Hemşirelik Haftası kutlandı
20319 kez okundu
4
Yeniden Refah’tan dikkat çeken Soylu-Özdağ çağrısı
14632 kez okundu
5
Milletvekili Tutdere’den Bakan Soylu’ya Çağrı: Çiftçinin ekmeğinden elini çek
13235 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.